KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/13678 E., 2007/14882 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2007
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
427 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.1.2006 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı kurulması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne ile 1718 parsel üzerinde geçit hakkı kurulmasına dair verilen 19.9.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ..., ... ..., ... .., ... ve ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, Türk Medeni Kanunun 747.maddesine dayanılarak açılmış, geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Davalılar davanın reddini savunmuşlardır. Mahkemece davacının1672 parseli lehine davalıların maliki bulunduğu 1718 parsel üzerinden geçit tesis edilmiş, hükmü davalı 1728 parsel malikleri temyiz etmiştir.
Davacıya ait 1672 parsel sayılı taşınmaz kuzeyde 1688 ve 1721 parseller arasından geçen yola cephelidir. Geçit davalarından amaç, yolla bağlantısı bulunmayan taşınmazların yolla bağlantısını sağlamaktır. Davacı parselinin yola cephesi bulunması nedeniyle kural olarak mutlak geçit ihtiyacı içinde olduğu düşünülemez. Ancak, mevcut yol ihtiyacını karşılamamakta, davacı parseli nisbi geçit ihtiyacı içinde ise o zaman geçit istemi haklı olabilir.
Bunun için öncelikle ve özellikle 1672 parselin kuzeyindeki yolun niteliğinin incelenmesi gerekmektedir. Fen bilirkişisi ... ... tarafından hazırlanan raporda bu yolda yükseklik farkı nedeniyle araç çıkışının mümkün olmadığı ve sınır taşınmazları 1688 ve 1721 parsellerin ev yapmak suretiyle yolun genişliğini daralttıkları ileri sürülmüştür.
O halde bu yolun kadastrol durumu tesbit edilerek genişliği elatmak suretiyle daralttığı takdirde tecavüzün elatmanın önlenmesi davası yoluyla giderilmeli, gerekirse onarılarak ve açılarak davacının geçit ihtiyacını karşılayıp karşılamayacağı duraksamasız saptanmalıdır. Bu araştırma sonucu yol ihtiyacının karşılanacağı anlaşılırsa yolla bağlantısı olan taşınmaz için açılan dava reddedilmelidir.
Yapılacak araştırmada kuzeydeki yolun onarılma ve genişletme suretiyle de olsa geçit ihtıyacını karşılamayacağı belirlenirse nisbi geçit ihtiyacı içinde olan davacı taşınmazı için bütün alternatifler araştırılarak istem değerlendirilmelidir. Zira, geçit davaları taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte özünü komşuluk hukukundan almaktadır. Burada davacının subjektif arzusunun önemi yoktur.
Genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibinin dikkate alınması zorunludur. Davacı parselinin doğusunda bulunan parsellerden geçirilerek genel yola ulaşmak mümkündür. Buradaki alternatifler değerlendirilmemiştir.
Bu durumda mahkemece, davacıya ait 1672 parselin yola cepheli olmasına rağmen mevcut yolun onarım ve kadastrodaki genişliğine getirilmesiyle davacının geçit ihtiyacını karşılamadığının anlaşılması halinde davacı parseline doğusundan komşu taşınmazlar malikleri hakkında davacıya yöntemince dava açmak üzere uygun süre verilmeli, açılacak dava eldeki dava ile birleştirilmeli, 1672 parselin geçit ihteyacı yeniden yapılacak keşifle değişik alternatifler üzerinde durularak bu parseller üzerinde de aranmalıdır.
Bütün bu yönler üzerinde durulmaksızın komşuluk hukukunun genel ilkesi olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi ve mülkiyet hakkı ihlal edilerek davanın yazılı olduğu şekilde kabulü doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2007/13678, K. 2007/14882, 26 Kasım 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama