KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/1513 E., 2007/2140 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 31.7.2006 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, murisi ... oğlu ...'nin 1136/2400 hissedar olduğu 8061 ada 1 parsel sayılı taşınmazın diğer müşterek ve iştirakçi maliklerinden ... kızı Servet, ... kızı ..., ... kızı ..., ... karısı ..., ... oğlu ... ve ... kızı ...'nin tapu kütüğünde yazılı isimlerinin nüfus kayıtlarına uygun biçimde düzeltilmesini istemiş, davalı, davacının iddiasını kanıtlaması gerektiğini savunmuştur. Mahkeme davanın kabulüne karar vermiş, hükmü davalı idare vekili temyiz etmiştir. Dava tapuda isim düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tesbiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet ya da diğer hak sahiplerinin isim, soyisim, baba adı, gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının temelini oluşturur. Böyle bir davayı tapu maliki ile mirasçıları açabilir.
Bunun yanısıra 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren yeni Türk Medeni Kanunu'nun 702.maddesinin son fıkrası ile ortaklardan herbirinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden, elbirliği mülkiyetinde ortaklardan her biri de, tek başına tapuda miras bırakanla ilgili düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu tür davanın, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür.
Böyle bir yetki verildiğinde, yetkiye dayanarak dava açan kişinin, aktif dava ehliyeti vardır.
Somut olaya gelince; tüm dosya içeriğinden ve hatta, davacı vekilinin, davalı tarafın temyiz dilekçesine karşı verdiği cevap dilekçesinden, davacının, isimlerinin düzeltilmesini istediği tapu maliklerinin mirasçısı olmadığı gibi, bir başka dava nedeniyle verilmiş bir yetki belgesine de dayanmadığı anlaşılmaktadır. Böyle olunca, davanın, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmaması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2007/1513, K. 2007/2140, 5 Mart 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama