Dava yüklenicinin temliki nedeni ile kazanılan kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece dava kabul edilmiş kararı davalı yüklenici şirket temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı şirketin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Davacı ile davalı şirket arasındaki 21.4.2003 günlü temlik sözleşmesinde 15 numaralı bağımsız bölümün davacıya temlikine karşılık satış bedeli olarak kısmen para ödenmesi, kısmen de davacının sözleşmede yazılı işleri yapması kararlaştırılmıştır. Taraflar arasında sözleşmede yazılan para ödemelerinin yerine getirildiğinde bir uyuşmazlık yoktur.
Keşif suretiyle yapılan inceleme sonucu alınan asıl ve ek raporda davacının sözleşme gereği imal etmesi gereken 4 adet kapı panjurunu
hazırladığı ancak, davalılardan yüklenicinin yer göstermemesi üzerine bunların yerine monte edilmediği saptanmıştır. Kapılar imal edilerek monte için hazır tutulduğuna göre alacaklı temerrüdüne düşen davalı şirket bunların parasal karşılığının ödetilmesini isteyemez. Ne var ki, davacı da 4 adet balkon sürme kapısı monte edilmediğinden bunların montaj giderlerinden tasarruf etmiştir. Tasarruf edilen montaj masraflarının davalı yükleniciye ödenmesi gerekir. Mahkemece bilirkişiden ek rapor alınarak kapıların dava tarihindeki montaj bedeli ne ise hesaplattırılmalı, bu bedel davalı yükleniciye ödenmek üzere depo ettirilmeli, birlikte ifa kuralı gözetilerek tescile bunun sonucuna uygun hüküm kurulmalıdır.
Diğer taraftan; arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca yükleniciye bırakılması gereken bağımsız bölümün üçüncü kişiye temliki sonucu üçüncü kişinin açacağı tescil davalarında hem temlik eden yüklenicinin hem de tapu kaydı üzerinde olan arsa sahibinin taraf durumunu alması gerekir. Kısaca, arsa sahibi ile yüklenici arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır.
Zira, üçüncü kişi satışa ilişkin iddiasını yükleniciye, mülkiyet nakli talebine ilişkin iddiasını ise arsa sahibine karşı ispat etmek zorundadır. Arsa sahipleri de davanın zorunlu tarafı olduğundan davanın kazanılması veya kaybedilmesi durumunda yargılama giderlerini düzenleyen HUMK.nun 417. maddesi gereğince tıpkı yüklenici gibi yargılama giderlerinden sorumlu tutulmalıdır.
Mahkemece değinilen bu durum bir yana bırakılarak yargılama giderlerinden tümüyle davalı yüklenicinin sorumlu tutulması da kabul şekli bakımında doğru olmamıştır.
Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ. Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddine, 2 bentte yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, 500,00 YTL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Ltd.Şti. verilmesine, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 1.5.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.