KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/16200 E., 2008/518 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 25.06.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve mera olarak sınırlandırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.07.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, kadastro sırasında davalı Hazine adına tespit ve tescil edilen 4 parsel sayılı taşınmazın köyleri ile ... Köyü arasında müştereken yararlanılan mera olduğunu ileri sürerek kaydın iptali ve sınırlandırma isteminde bulunmuştur.
Davalı Hazine taşınmazın firari ve yitik kişilerden intikal eden Hazinenin özel mülkiyetindeki yerlerden olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davaya fer-i müdahil olarak katılan ... Tüzel Kişiliği 4 parsel sayılı taşınmazın davacı köyle müşterek meraları olduğunu bildirmiştir.
Mahkemece mera olduğu saptanan taşınmazın hazine adına olan kaydının iptali ile davacı ve fer-i müdahil tarafından kullanılan mera olduğunun mera olarak tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Hükmü davalı Hazine temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriği ile uyulan bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak hüküm kurulduğuna göre Hazinenin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B maddesinde belirtildiği üzere mera olarak saptanan bir yerin sınırlandırılması, parsel numarası verilerek yüzölçümü hesabının yapılması ve mera vasfıyla özel siciline yazılması gerekir. Mahkemece bu kural bir yana bırakılarak 4 pareselin özel siciline değil de «tapuya kayıt ve tesciline» karar verilmesi doğru değildir. Hükmün bu nedenle bozulması gerekirse de, düşülen yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, karar düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2007/16200, K. 2008/518, 28 Ocak 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama