KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/16596 E., 2008/923 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2008
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 16.08.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 20.10.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, tapulu taşınmazın taksimi nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemiyle açılmıştır.
35 parselin elbirliği mülkiyetine tabi paydaşlarından ... Tek davayı- kabul etmiş, Satılmış’ın diğer mirasçıları davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece dava reddedilmiştir.
Hükmü davacı temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan kadastro tutanağı ile bu tutanağa uygun oluşturulan tapu kayıt örneğinden 35 parsel sayılı taşınmazın verasette iştirak hükümlerine bağlı olarak davacı ... ile davalıların ortak miras bırakanı Satılmış ... mirasçıları adına kayıtlı olduğu görülmektedir.
Kural olarak belirtmek gerekir ki; paylı mülkiyette bir paydaşın öteki paydaşların olurunu almaksızın yararlanma hakkına engel olan kişiler aleyhine dava açması olanaklıdır. Hatta paydaşlardan bir bir kaçı diğer paydaşın yararlanmasına engel olduğu iddiasıyla paydaşlar aleyhine de dava açabilir. Ancak o paydaşın payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım varsa açacağı elatmanın önlenmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay kararları ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer
kullandığını ileri süren paydaşın sorunu ancak kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davasında çözülebilir.
Bilindiği üzere; Türk Medeni Kanununun 706, Borçlar Kanununun 213 ve Tapu Kanununun 26. maddeleri hilafına tapuda kayıtlı taşınmazların harici veya fiili taksim ile payları mülkiyeti ana taşınmazdan ayrılamaz. O yüzden davacının harici taksim iddiası ile mahkeme önüne getirdiği uyuşmazlığın tapu iptali ve tescil suretiyle giderilme olanağı bulunmamaktadır. Davanın reddi bu nedenle sonuç olarak doğrudur. Her ne kadar mahkemece tapulamayla kesinleşen hukuki durumun aksi orta yerde bir iddia ve dava olmaksızın HUMK.nun 74. maddesi hilafına inceleme konusu yapılmışsa da, bu durum bozma nedeni yapılmamış, düşülen yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2007/16596, K. 2008/923, 4 Şubat 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama