KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/16842 E., 2008/1439 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
401 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.11.2006 gününde verilen dilekçe ile noter ölünceye kadar bakma akdine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne davalıların tenkis davası açma haklarının saklı tutulmasına dair verilen 25.10.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, ölünceye kadar bakım gözetme sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalılar, davacının bakım borcunu yerine getirmediğini, dayanılan 06.04.2004 tarihli sözleşmenin biçimine uygun düzenlenmediğini, kaldı ki, sözleşmenin gerçekte ölünceye kadar bakma karşılığı değil, diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla yapıldığını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava kabul edilmiştir.
Hükmü davalılar temyiz etmiştir.
Ölünceye kadar bakma sözleşmesi taraflarına karşılıklı hak ve borçlar yükleyen bazı yönleriyle talih ve tesadüfe bağlı ivazlı sözleşme türlerindendir. Bu sözleşmeyle bakım borçlusu, bakım alacaklısını bakıp gözetmek yükümlülüğü altına girerken, bakım alacaklısı da sözleşme konusu mamelek veya bazı malların mülkiyetini bakım borçlusuna geçirmekle mükelleftir. Bakım gereksinimin sözleşmenin yapıldığı sırada var olması veya bakım alacaklısının özel bir bakım ihtiyacı içinde bulunması önemli değildir. Bakım ihtiyaç sözleşme yapılmasından sonra da ortaya çıkabilir. Bakım borçlusunun tescil talebinin karşılanmasında önemli olan bakım borcunun yerine
getirilmesidir. Bakım borcu yerine getirildikten sonra artık bu sözleşmenin bakım amacıyla değil bağış amacıyla yapıldığını ileri sürmek ne işin olağan yürüyüşüne uygun düşer ne de iyiniyet kuralları ile bağdaşır. Bu nedenlerle davalıların diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
Davalılar başkaca savunmaları dışında ölünceye kadar bakım gözetme sözleşmesinin mirasçılardan mal kaçırmak düşüncesiyle yapıldığını da ileri sürmüştür. Gerçekten, bakım sözleşmesinin bakıp gözetme karşılığı değil de mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla yapıldığının savunulması olanaklıdır. Bu durumda da, savunmanın 01.04.1974 tarih ve 1/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararında konulan ilkeler doğrultusunda incelenmesi gerekir.
Bunun içinde mahkemece bakım sözleşmesinin alacaklısı olan murisin yaşı, fiziki ve genel sağlık durumunun ne olduğu, içinde yaşadığı ailenin genel durumu muris ile aile arasındaki ilişkilerin gidişi elinde başkaca mal kalıp kalmadığı, yapılan temlikin tüm mal varlığını kapsayıp kapsamadığı ve yine temlikin emsali bakım sözleşmelerindeki bedel olarak kararlaştırılanlara uygun olup olmadığı tarafların bu konudaki delilleri toplanarak incelenmeli, davalıların diğer mirasçılardan mal kaçırma savunmaları değerlendirilerek bir hüküm kurulmalıdır.
Dava eksik inceleme ve araştırmayla kabul edildiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2007/16842, K. 2008/1439, 11 Şubat 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama