Dava Türk Medeni Kanununun 724.maddesine dayalı temliken tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3.maddesinde hükme bağlanan hak düşürücü sürenin varlığı sebebiyle dava reddedilmiştir.
Hükmü davacı temyiz etmiştir.
Dava konusu 536 parsel sayılı taşınmazın tapulama tespiti 14.1.1982 tarihinde yapılmış, tutanak 17.9.1987 tarihinde kesinleşmiştir. Taşınmazın tespit tarihindeki maliki ...’dır. Davacı ise dava dışı ...’ın yaptığı 1.10.1984 tarihli harici satıma dayanmaktadır.
Görülüyor ki; davacının dayandığı 1.10.1984 tarihli harici satış ilişkisi çekişmeli taşınmazın 14.1.1982 olan tespit tarihinden sonraki bir tarih taşımaktadır.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3. maddesinde hükme bağlanan 10 yıllık hak düşürücü süre ancak taşınmazın tapulama tutanağının düzenlenmesinden önceki hukuki ilişkiler bakımından ve kesinleşme tarihinden itibaren 10 yıl geçtikten sonra açılan davalarda uygulanabilir. Açıkçası yeri olmadığı halde davanın hak düşürücü sürenin varlığı nedeniyle reddi yasaya aykırıdır. Ancak;
Türk Medeni Kanununun 724.maddesinin yapı sahibine tanıdığı hak kişisel haktır. Bu özelliğinden ötürü yapı sahibi ve onun halefleri bu hakkı ancak inşaat yapılırken taşınmazın maliki kim ise ona veya onun haleflerine karşı ileri sürebilir. Az yukarıda sözü edildiği üzere davacının inşaatı 1985 yılında yaptığı, o tarihlerdeki malikinin ... olduğu anlaşılmaktadır. Davalı olanlar ise malik ...’la miras ilişkisi bulunmayan taşınmazı miras yolu ile değil tapuda satış suretiyle mülk edinen üçüncü kişilerdir. Tapudaki birden fazla temlik işleminin şahsi hakkın sonuçlarını bertaraf etmek kastı ile yapıldığı da iddia ve ispat edilmediğinden şahsi hakka dayanılarak üçüncü kişiler aleyhine açılan temliken tescil davası dinlenemez. Mahkemece davanın reddi sonuç olarak doğrudur.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacının bütün temyiz itirazlarının reddi ile sonuç olarak usul ve yasaya uygun hükmün gerekçesinin HUMK.nun 438/son maddesince değiştirilerek DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 8.3.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.