KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/1937 E., 2007/2782 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
369 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.12.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yayla olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 09.05.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, Hazine tarafından çekişmeli taşınmazın yayla yeri olduğu iddiasıyla açılmış mahkemece istek kabul edilerek dava konusu taşınmaza ait tapu kaydının iptaline yayla niteliği ile özel siciline kaydedilmesine karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
Hukuk düzeninde istikrar sağlama amacı taşıyan kesin hüküm, hükme karşı yasa yollarının tükenmesi (şekli anlamda kesin hüküm) ve taraflar arasındaki hukuki ilişkinin bir daha dava konusu yapılmaması (maddi anlamda kesin hüküm) şeklinde hukuk yargılaması sistemimizde yer almaktadır.
Şekli anlamda kesinleşmeyi zorunlu kılan, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin yeniden dava konusu yapılmaması amacı güden maddi anlamda kesin hüküm HUMK.nun 237. maddesinde düzenlenmiştir.
Anılan maddeye göre kesin hükmün oluşabilmesi için;
1-Dava konusunun, diğer bir anlatımla dava ile elde edilmek istenen sonucun aynı olması,
2-Dava sebebinin, yani davanın dayanağı vakıaların aynı olması,
3-Ve davanın taraflarının aynı olması gerekir. (kesin hüküm külli halefler ile cüz'i halefleri de bağlar.)
Somut olayda; taraflar arasında aynı konuda ... Kadastro Mahkemesinin 1997/502 Esas, 1999/750 Karar sayılı dava görülmüştür. O dava da eldeki davanın davalısı ... davacı safında yer almakta olup, kadastro tespitinde dava konusu taşınmazın malikinin kim olduğu kesin olarak bilinmediğinden hak kaybına neden olmamak için hazine adına tespit edilmesi nedeniyle kazandırıcı zaman aşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın 208.67 metrekarelik kısmının tapusunun iptali ile adına tescili için dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı hazine tarafından temyiz edilmiş Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir.
Görüldüğü üzere tarafları ve hukuki sebebi aynı olan, her iki davada tapu kaydının iptali istenen yer aynı taşınmazdır. Dava konusu yerin özel mülkiyete konu teşkil edecek yerlerden olduğu, başka bir ifadeyle yayla niteliğinde olmadığı saptanmıştır. Bu saptama davacı hazineyi bağlayacağından yayla iddiasıyla sonradan açılan bu davanın reddi gerekir. Böyle olunca, davanın reddi yerine kesin hüküm olgusu gözardı edilerek istemin hüküm altına alınmış olması doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2007/1937, K. 2007/2782, 16 Mart 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama