KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/2344 E., 2007/3467 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Mart 2007
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 17.4.2006 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 29.11.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, davacının kayden 1/2 oranında paydaşı olduğu 953 parsel sayılı taşınmaza davalının vaki elatmasının önlenmesi istemine ilişkindir. Davalı dava konusu taşınmaza müdahalesinin bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmü davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir. 2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dava, elatmanın önlenmesi istemine ilişkin olup, davacı dava dilekçesinde elatıldığını iddia ettiği yeri ve miktarını belirtmeden davalının taşınmazına elatmasının önlenmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan keşif sonunda fen bilirkişilerinin 20.10.2006 tarihli krokilerinde kırmızı boya ile işaretli 134,77 metrekarelik alana davalının elatması olduğu, mavi boya ile işaretli 83,56 metrakarelik alanda davalının elatması olmadığı belirtilmiştir.
Az yukarıda açıklandığı üzere davacının istemleri arasında fen bilirkişilerinin krokilerinde kırmızı boya ile işaretlenen 134,77 metrekarelik kısma davalı tarafından elatılmış olduğu iddiasından başkaca bir iddia yer almamaktadır. Fen bilirkişilerinin krokilerinde maviye boyadıkları alan için dava varmış gibi düşünceden hareketle bu kısma ilişkin davanın reddine yönelik hüküm kurulması doğru değildir.
HUMK.nun 74.maddesi gereğince hakim her iki tarafın iddia ve savunması ile bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez. Davacı davalının taşınmazına elattığını iddia edip ve bunun önlenmesini istediğine göre ve fen bilirkişilerinin raporunda davalının davacının taşınmazının 134,77 metrekarelik kısmına elattığı belirtildiğine göre davanın kabulü yerine yanlış değerlendirme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Hükmün bu nedenle de bozulması gerekir.
Ayrıca eldeki davada yargılama giderleri eksik hesaplanmıştır. Tarafların davanın görülmesi ve sonuçlanması için ödedikleri paraların tümüne yargılama gideri denir. HUMK.nun 423.maddesinde yargılama giderlerinin neler olduğu sayılmıştır. Keşif giderleri de HUMK.nun 423/1 maddesi gereğince yargılama giderlerine dahildir.
Keşif sırasında kullanılan elektronik ölçüm aleti Afyon Kocatepe Üniversitesinden ücret ödenmek suretiyle kiralanmış, keşif heyetinin keşif mahalline doğru kullanılan araca da ücret ödenmiş ve her iki ödemeye ilişkin belgeler dosyada mevcut olmasına rağmen bu miktarlar masrafa dahil edilmemiştir. Başka bir anlatımla davacı tarafından yapılan masrafın 527,00 YTL eksik hesaplanması doğru değildir.
O halde mahkemece yargılama masrafına davacı tarafından yapılan bu harcamaların da eklenerek yargılama giderlerinin tamamının davalı tarafa yükletilmesi gerekirken yargılama giderlerinin eksik hesaplanarak kısmen davalıdan tahsilinin hüküm altına alınması da doğru görülmemiş hükmün bu yönde de bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2007/2344, K. 2007/3467, 30 Mart 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama