KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/2522 E., 2007/7731 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
1.186 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 01.11.2005 gününde verilen dilekçe ile mecra hakkı tesisi istenmiş, açılan karşı davada da elatmanın önlenmesi, kal tazminat istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; mecra hakkı tesisi isteminin kabulüne karşı davanın reddine dair verilen 17.10.2006 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalılar (k.davacılar) vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 19.06.2007 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı (davacılar) vekili Av. ... ve karşı taraf davacı (davalı) vekili Av. ... geldiler Açık duruşmaya başlandı.
Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, merca hakkı tesisi karşı dava ise elatmanın önlenmesi kal ve tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar, 168 parsel sayılı taşınmazdaki binalarının doğalgaz ısınma sistemine tabi olduğunu, doğalgaz bağlantılarının davalı taşınmazından geçirildiğini, davalıların buna karşı çıktıklarını ileri sürerek doğalgaz boruları için mecra irtifakı tesisini talep etmiştir.
Davalılar, mecra hakkı tesisine ilişkin istemin yerinde olmadığını savunmuşlar, karşı davalarında ise davacıların irtifak tesis edilmeden doğalgaz borusu geçirerek ayrıca yol açıp elektrik aydınlatma direkleri dikerek taşınmazlarına elattıkları iddiasıyla bu haksız elatmanın giderilmesini ve uğradıkları zarar nedeniyle tazminata karar verilmesini talep etmişlerdir.
Mahkemece, mecra irtifakı tesisi isteminin kabulüne, karşı davanın ise elatmaya konu yerin mecra irtifakı kapsamında kaldığı gerekçesiyle reddine karar verilmiş, hükmü davalılar (karşı davacılar) temyiz etmişlerdir.
Davalıların (karşı davacılar) temyizleri gerek mecra hakkı tesisi gerekse karşı davanın reddine yönelik bulunduğundan öncelikle mecra hakkı tesisine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi gerekmiştir.
Bir taşınmazın tahsis olunduğu amacın gerçekleşmesinde ısı, aydınlık su gibi ihtiyaçlar önemli bir rol oynamaktadır. Taşınmazın konut amaçlı kullanılmasında olduğu gibi zirai ve sinai işletme faaliyetlerinde de bu ihtiyaçların karşılanması zorunluluk arzeder. Malikin ihtiyaçlarını karşılamak için su gaz ve elektrik gibi madde veya enerjiyi kendi taşınmazında üretme olanağı güç hatta imkansızdır, onun bu maddeleri belirli uzalıklardan sağlaması gerekir. Bu nedenle de madde ve enerjinin üretildiği yerden ihtiyaç alanına kadar naklinde başkasının taşınmazından geçirilmesi gerekmektedir.
İhtiyaç sahibine başkasının taşınmazından madde ya da enerjiyi geçirebilme olanağı özel hukuk ve kamu hukuku alanında çeşitli düzenlemelerle sağlanmış bulunmaktadır. Sosyal Devlet İlkesi gereği su, elektirik, gaz gibi ihtiyaçların Devlet tarafından karşılanarak bireylerin ihtiyaçlarına sunulur. Ne var ki; kamu hukukunun getirdiği düzenlemelerle tesis edilen enerji ve madde nakil hatlarını her taşınmaza doğrudan ulaştırma olanağı bulunmamaktadır. Taşınmaz maliklerinin ihtiyaçlarını karşılamada artık özel hukukun kendilerine tanıdığı haklardan yararlanabileceklerdir. Mecra irtifakı kurulmasına ilişkin davalarda bu ihtiyaçlardan kaynaklanmaktadır.
Taşınmaz mülkiyeti hakkının içeriği Türk Medeni Kanununun 683.ve devamı maddelerinde, mülkiyetin kapsamı ise, 718 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Ancak bu düzenlemedeki hakın içeriğine mülkiyetin kapsamı mutlak olmayıp bunlara bazı kısıtlamalar getirilmiştir. Mecra irtifakı da taşınmaz mülkiyeti hakkının kullanımı ve sınırları açısından komşuluk hakkı nedeniyle getirilen kısıtlamalar arasında sayılmıştır. Kanunun mecra hakkını düzenleyen 744. maddesi uyarınca ‘Her taşınmaz maliki zararın tamamının önceden ödenmesi koşuluyla su yolu, kurutma kanalı gaz ve benzerlerine ait boruların, elektrik hat ve kablolarının, başka yerden geçirilmeleri olanaksız veya aşırı ölçüde masraflı olduğu takdirde,kendi arazisinin altından veya üstünden geçirilmesine katlanmakla yükümlüdür...’
Başkasının taşınmazından mecra geçirilmesine imkan veren bu maddenin öngördüğü hak; o taşınmazdan yararlanma yetkisini, mecra geçiren kişi lehine sınırlaması bakımından irtifak hakları arasında yer almaktadır. Yararlanma biçimi, hak sahibinin o taşınmazdan mecra geçirmesi ve bu nedenle bazı faaliyetlerde bulunabilmesine yöneliktir. Mülkiyet hakkına sınırlama getiren ve üçüncü bir kişinin taşınmazdan irtifakın konusuna göre yararlanma olanağı getiren mecra irtfakı istemine ilişkin davalarda önem arzeden hususlara kısaca değinmek gerekir.
Öncelikle, irtifak hakkı taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından, leh ve aleyhine irtifak hakkı kurulması istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur.Ancak, yararına mecra irtifakı kurulacak taşınmaz müşterek mülkiyete konu ise, dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir.
Öte yandan, istemin özelliği gereği en uygun yerin aranması ilkesinin geçerli olması ve bu davaların bir irtifak hakkı olmakla birlikte özünü komşuluk hukuku ilkelerinden alması nedeniyle ;
Davacının mecra ihtiyacının bulunup bulunmadığı saptanmalıdır. İhtiyacın saptanması halinde de, çevre taşınmazların tamamının üzerinde irtifak hakkı kurmaya elverişli olup olmadığı incelenip, hukukun genel bir ilkesi olan fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi uyarınca taraf yararları da gözetilerek, en az masrafı gerektiren ve bundan da en az zarar görecek kişi taşınmazı üzerinden mecra irtifakının bağlanacağı su, elektirik, gaz ve benzerine ait yol ya da kaynak ile yararına mecra hakkı kurulan taşınmaz arasında kesintisiz bağlantı sağlayacak şekilde kurulmalıdır. Ayrıca mecranın niteliği nasıl ve hangi araçlarla geçirileceği, ayrıca belirlenerek kararda gösterilmelidir.
Ayrıca, irtifak hakkının bedeli taşınmazların niteliğine göre atanacak bilirkişiler aracılığı ile objektif kriterler esas alınarak saptanmalı ve bedel hükümden önce mahkeme veznesine depo ettirilmelidir. Dava tarihi ile hüküm tarihi arasında taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş ve bu sürede de irtifak için öngörülen bedel davanın daha başında belirlenmiş ise, bu bedelin ödenmesinin mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olacağı durumlarda, hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak davranışları önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tesbiti yapılmalıdır.
Davanın niteliği gereği, yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalı, anılan maddenin son fıkrası uyarınca, istem halinde gideri davacı tarafından karşılandığında mecra hakkının tapu siciline kaydına da karar verilmelidir.
Dava sırasında dikkate alınması gereken açıklanan hususlardan sonra somut olaya baktığımızda;
Davacı konutunda ısınma ihtiyacını karşılamak için doğalgaz kaynaklarından yararlanmak amaçlı eldeki davayı açmıştır. Dava açmadan öncede Doğal Gaz Piyasası Kanunu hükümleri uyarınca doğalgaz dağıtımında yetkili kuruluş İGDAŞ'dan gaz bağlatmıştır. Bağlantıda davalılara ait taşınmazdan yapılmıştır. Davalı bu bağlantının kaldırılması için ihtar çekmiş hatta eldeki davada da elatmanın önlenmesi isteminde bulunmuştur.
Az yukarıda değindiğimiz gibi kamu hukuku hükümleri doğrultusunda kamulaştırma yapılarak ana doğalgaz hattının geçirilmesinden sonra davacı taşınmazına bağlantıyı özel hukuk hükümlerinden yararlanarak sağlayabilecektir. Bir irtifak hakkı olan mecra hakkı için bağlantıyı sağladığı taşınmaz maliki ile irtifak sözleşmesi yaparak bu hakkı sağlayamadığı için eldeki davayı açmıştır.
O halde mahkeme yukarıda mecra irtifakı kurulmasına ilişkin hükümlere göre araştırma ve inceleme yapmak durumundadır.
Bu araştırma ve incelemede özellikle nakledilecek enerji kaynağının doğalgaz olması nedeniyle Doğal Gaz Piyasası Kanunu ve bu kanununun uygulanmasına ilişkin yönetmelikler ile İGDAŞ'ın hazırladığı projelerin dikkate alınması gerekir. Hattın kurulmasında yapılacak hata çevre ve insan sağlığı için önemli tehlikelere yol açabilir. İşte bu nedenlerle;
Yerelinde yapılacak keşifte, atancak uzman bilirkişiler aracılığı ile davacı taşınmazına doğalgaz getirilecek güzergah için İGDAŞ'ın kurduğu ana dağıtım hatlarından gaz alınabilecek en uygun noktanın belirlenmesi bu hattın hangi taşınmaz ya da taşınmazlardan geçirileceğinin saptanması, hatta kullanılacak mazlemenin ve hattın derinliğinin gösterilmesi suretiyle düzenlenecek HUMK.nun 281. maddesinde gösterildiği şekilde denetime uygun rapor alınmalıdır. Alınacak raporun İGDAŞ'a sunulması ve cevaba göre de bir karar verilmesi gerekir.Tüm bu yönler üzerinde durulmadan mevcut tesisin ne şekilde uygunluğu da karar yerinde gösterilmeden davanın kabulü eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır. Karar bozulmalıdır.
Davalıların (k. davacılar) karşı dava yönünden temyizlerine gelince;
Karşı davada sadece doğalgaz borularının geçirildiği yere ilişkin elatma ve kal istemi olmayıp taşınmazdan yol geçirilmesi ve aydınlatma sistemi nedeniyle de elatmanın önlenmesi talep edilmiştir.
Mahkemenin uygun mecra güzergahının saptanması yönündeki araştırma ve incelemesi yeterli görülmediğinden, taşınmaz üzerindeki doğalgaz borularının kaldırılması isteminin reddide bu nedenle eksik araştırmaya dayalıdır. Ayrıca karşı davacıların diğer elatma istedikleri hususların incelenmemesi de doğru değildir. Mahkeme tüm talepleri karşılamadan HUMK.nun 388. maddesine aykırı hüküm kurmuştur. Karar bu nedenlerle de bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2007/2522, K. 2007/7731, 19 Haziran 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama