Dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece dava reddedilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir.
İnanç sözleşmesi, inananla inanılan arasında yapılan onların hak ve borçlarını belirleyen, inançlı işlemin sona erme sebeplerini ve devredilen hakkın inanılan tarafından kullanılma, yönetilme ve inanana iade şartlarını içeren borçlandırıcı bir işlemdir.
5.2.1947 tarih 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği gibi; inanç sözleşmesi, inanılana bir hakkın kullanılmasında davranışlarını, inananın tespit ettiği amaca uydurmak borcunu yükler. Diğer bir anlatımla; inanan inanılan namına yapılacak bir işlemden sonra, taşınmazın mülkiyetini ona (inanana) geçirme yükümlülüğü altına girmiştir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde bunun dava yoluyla hükmen yerine getirilmesi istenebilir.
İnanç sözleşmesi anılan İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak, yazılı delil ile kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır.
Somut olayda, davacının yazılı delil olarak dosyaya sunduğu 17.1.1981 tarihli belge inanç sözleşmesi değil davalının davacıya kooperatif payını devrine ilişkindir. Davacı bu belgeye dayanarak kooperatif hissesinin 1/2 değerini dava edebilirse de inanç ilişkisinden söz ederek mülkiyeti aktarımı isteyemez.
Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davacının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 9.4.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.