KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/3203 E., 2007/5370 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
401 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.03.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 29.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, ... 3.Noterliğince resen düzenlenen 04.10.1971 tarih 10137 yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmesine dayanılarak açılan tapu iptali tescil istemine ilişkindir.
Dava dilekçesinde davaya konu edilen parselin numarası 2 ada 39 olarak yazıldığından, mahkemece bu dilekçedeki bilgiler esas alınarak tapu kaydı istenmiş ve Tapu Sicil Müdürlüğünce böyle bir kaydın mevcut olmadığının bildirilmesi üzerine, davacıya satış vaadi sözleşmesindeki satışa konu yerin doğru sayılacak parsel numarasını bildirilmek üzere süre verilmiş, bu süre zarfında davacı tarafça verilen bilgiler yetersiz sayılarak, iddianın kanıtlanamadığı kabul edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Yazışmalar suretiyle dosyaya getirtilen tapu sicil kayıtları ve karardan sonra davacı vekilinin Kadastro Müdürlüğünden aldığı 08.01.2007 gün ve 719/544 numaralı yazıya göre, satış vaadi sözleşmesinde satışa konu edilen 2 ada 89 parsel numarasının kadastro sırasında verilen numara olmayıp, toprak komisyonu tarafından verilen tevzi parsel numarası olduğu, tapulama sırasında bu kayıt revizyon alınmak suretiyle 131 numaralı parselin oluştuğu, 131 parselin bilahare ifraz görmesi ile de 522 ve 523 nolu parsellere gittiği, 522 numaralı olan parselin yol zeminine gelmesi nedeniyle terkin işlemine tabi kılındığı, 523 numaralı olanın ise yargılama aşamasında dosyaya getirtilen kaydına göre davalılardan ..., ... ve ...'nin de paydaş olduğu
51.000 m2' yüzölçümlü tarla olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, dayanılan satış vaadi sözleşmesi müzekkereye eklenerek Kadastro Müdürlüğüne gönderilmediğinden, son kaydın temin edilemediği anlaşılmaktadır. Müzekkerelerin elden verilmiş ve doğru kayda bu yöntemle ulaşılamamış olması davanın esastan reddine gerekçe yapılamaz.
Mahkemece yapılacak iş; dayanılan satış vaadi sözleşmesinin bir yazıya eklenerek kadastro ve Tapu Sicil Müdürlüklerinden, sözleşmede satışa konu edilen taşınmazın revizyon ve nakiller sonucu en son hangi kayıtta yer aldığı sorularak, belirtilen taşınmaz başına gidilip davacıya davasına konu ettiği yerin o yer olup olmadığı sorulduktan sonra, davaya konu edilen yer olduğu anlaşılması halinde, savunma delilleri de toplanmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Bundan ayrı, davacı safında yer alan kişilerin dayanılan satış vaadi sözleşmesindeki, taşınmazı satın alan ... Kaya'nın mirasçıları olup olmadıkları da yöntemine uygun biçimde denetlenmesi gerekmektedir. Eksik inceleme ve kararda yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2007/3203, K. 2007/5370, 10 Mayıs 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama