KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/3641 E., 2007/5323 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 25.11.1996 gününde verilen dilekçe ile tapu kayıtlarına vakıf şerhinin yazılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne, dair verilen 22.6.2001 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, vakıf şerhinin yazılması istemi ile açılmış, istem hüküm altına alınmış, kararı davalı ... Müdürülğü vekili temyiz etmiştir.
Dava konusu 15 pafta 984-1020-1022-1127 ve 16 pafta 1018, 8 pafta 1037 parsel, 14 pafta 1141 parsel, 13 pafta 1160 parsel, 14 pafta 1302-1316 parsel, 4 pafta 1412 parsel, 5 pafta 1347-1348 parsel ve 4 pafta 1420-1424 parsellerin dayanakları olan tapulama tutanakları 26.1.1959 yılında kesinleşmiştir. Tapulama tutanaklarına taşınmazların revizyon tapularındaki vakıf şerhi işlenmemiştir. Dava ise, 25.11.1996 tarihinde açılmıştır.
2.4.2004 tarih 2003/1-2004/1 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararında “vakıf şerhinin tapu sicilinde silinmesi ya da tapu siciline yazılmasına ilişkin istemleri içeren davalarda 3402 sayılı Kadastro Kanunun 12/3 maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin uygulanması gerektiği” ilkesi kabul edilmiştir. Somut uyuşmazlıkta revizyon kayıtlarında bulunan vakıf şerhinin yazılması, taşınmazların tapulamalarının 26.1.1959 yılında kesinleşmesinden çok sonra açılan davalarla istendiğinden, davanın 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçirilmesi nedeniyle reddi gerekir.
Her ne kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunun 12/3 maddesine 5304 sayılı Kanununun 11.maddesi ile ek 1 madde eklenmiş ve 5304 sayılı Kanun 3.3.2005 tarihinde yürürlüğe girmiş ise de anılan Yasada değişiklik hükmünün Yasanın yürürlüğünden önce tekemmül etmiş, hukuki durumlara uygulanacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığından, burada 5304 sayılı Yasada yapılan değişikliğin uygulama olanağı da yoktur.
Davanın açıklanan tüm bu nedenle reddi yerine kabulü doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2007/3641, K. 2007/5323, 8 Mayıs 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama