KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/3649 E., 2007/5155 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mayıs 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
374 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 31.10.2002 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davalının yatırdığı bedelin faizi ile birlikte davalıya iadesine dair verilen 12.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, mera iddiasına dayalı tapu iptali istemine ilişkindir.
Dairemizce önceki hüküm 13.04.2006 tarihinde, 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3. maddesinde 5334 sayılı kanunla dağişiklik yapılarak getirilen yeni yasal düzenleme gereğince davalıdan bedel tahsil edilmeksizin geçici 3. maddenin 2. fıkrası doğrultusunda işlem yapılması gerektiğinden bahisle davalı yararına bozulmuştur.
Mahkemece hükmüne uyulan bozma kararı doğrultusunda, davalı tarafından Maliye Bakanlığı-Hazine adına 27.07.2005 tarihinde banka hesabına yatırılan 5.452.60 YTL nin biriken faizi ile birlikte davalıya iadesine karar verilmiştir.
Hükmü davacı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve dosya içeriği ile hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda karar verilmiş bulunmasına göre davacının diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-HUMK.nun 388 ve 389 maddelerinde bu mahkeme kararının içermesi gereken hususlar açıkça belirtilmiştir. 388. maddede bir kararın kapsaması
gereken hususlar sıralandıktan sonra 389. madde ile de, kararda iki tarafa yükletilen görev ve verilen hakların şüphe ve tereddüdü gerektirmeyecek biçimde açık olarak yazılması öngörülmüştür. Bu nedenle mahkemece, hüküm fıkrasında mahkememinin neye karar verdiği açıkça yazılmalı, hüküm fıkrası çok açık ve infazı mümkün olmalıdır.
Somut olayda; mahkemenin hüküm fıkrasında davanın esasına ilişkin olarak verdiği karar yazılmamıştır. Dairemizin bozma kararına uygulaması üzerine verilen bu karar yeni bir karardır ve yukarıda açıklanan HUMK.nun 388 ve 389. maddeleri uyarınca hüküm fıkrasında davanın esasına ilişkin verilen karar açıkça yazılmalıdır. Bu yönün gözardı edilmiş olması maddi bir hatadan kaynaklanmakta olup, davanın reddine ilişkin hüküm kurulmaması doğru değil ise de, bu durum bozmayı ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK.nun 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2007/3649, K. 2007/5155, 4 Mayıs 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama