KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/3723 E., 2007/4818 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mayıs 2007
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.2.2005 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne ve temyiz talebinin reddine dair verilen 31.3.2005 ve 2.10.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, murisi adına kayıtlı 2249 parsel sayılı taşınmazın harici taksim sonucu 1/4 hissenin kendisine bırakıldığını, davalının hissesine elatmasının önlenmesini ve ecrimisil talebinde bulunmuştur. Mahkemece elatmanın önlenmesi isteminin kabulüne, ecrimisil isteminin reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiş, ancak mahkemece dava değerinin 5219 sayılı yasa ile değişik 1086 sayılı H.U.M.K.nun 427.maddesinde yer alan bir milyar liralık kesinlik sınırının altında olduğu gerekçesi ile temyiz istemi reddedilmiş anılan ret kararı da davalı tarafından temyiz edilmiştir.
H.U.M.K.nun 427.maddesindeki bir milyar liralık kesinlik sınırı taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin olup yasanın 432/4.maddesine göre de; temyiz yasal süre geçtikten sonra yapılır veya temyizi kabil olmayan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz isteminin reddine karar verir...."hükmünü taşımaktadır.
Eldeki dava; tapulu taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkin olup, taşınmazın aynına ilişkin davalar 427.maddesinde öngörülen bir milyarlık kesinlik sınırının kapsamında değildir. Belirtilen nedenle yerel mahkemenin 2.10.2006 tarih 2005/40 esas, 2005/83 karar sayılı ret kararının
kaldırılarak hükmün esasına ilişkin olarak yapılan inceleme sonunda;
Uyuşmazlık konusu taşınmazın tarafların ortak murisi ...'den kaldığı anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanunu'nun 646 ve devamı maddelerine göre mirasçılar arasında terekenin paylaşımına ilişkin hükümler koyulmuş olup ortaklığı sona erdirecek bu tür paylaşmaların yazılı olması koşulu konulmuştur (Md.676). Böyle bir sözleşme yapılmamış ise mirasçıların payları oranında taşılnmazdan yararlanmaları gerekir.
Davacı miras payı oranında kullanım hakkı olduğunu ve buna elatıldığını ileri sürdüğüne göre, davalının davacının miras payı oranında müdahalesinin men'ine karar verilmesi gerekir. Mahkemece hüküm kurulurken "davalının 2249 parsel sayılı taşınmaza yaptığı müdahalenin men'ine" denilmek suretiyle davalıyı kendi payından yoksun bırakacak şekilde taşınmazın tamamına yaptığı müdahalenin men'ine karar verilmesi yasaya aykırı olmuştur. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2007/3723, K. 2007/4818, 1 Mayıs 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama