KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/3770 E., 2007/4948 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
585 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 14.01.2002 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi kal ve ecrimisil munzam zarar istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, yararlanma hakkına dayalı elatmasının önlenmesi ve taşınır nitelikli yapıların kal’i, ecrimisil ve munzam zarar ödetilmesi istemleriyle açılmıştır.
Davalı iyi niyetli olduğunu açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacının tahsis suretiyle yararlandığı 2989 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bilirkişi krokisinde kırmızı ve yeşil renklerle gösterilen yerlere davalının elatmasının önlenmesine ve bu yerler üzerindeki taşınır mal niteliğindeki yapıların kal’ine 1056,00 YTL ecrimisil ve 845. YTL munzam zararın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü davalı temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davada 3000 YTL ecrimisil dışında 1000 YTL tazminatın da davalıdan tahsili istenmiş, davacı 1000 YTL tazminatı munzam zararlarına karşılık talep etmiştir.
08.03.1950 tarih ve 22/4 Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında vurgulandığı üzere ecrimisil (işgal tazminatı) başkasının taşınmaz malını
haksız olarak zapt edip kullanan kötü niyetli kimsenin o gayrimenkulü haksız olarak elinde tutmasından dolayı taşınmaz mal malikinin uğradığı zararlara karşılık ödemesi öngörülen bir miktar tazminattır.
Hukuk Genel Kurulunun 06.10.2004 tarih 433-483 sayılı kararında belirtildiği gibi anılan İçtihatı Birleştirme kararında «…fuzuli işgalin kiraya benzetilemeyeceği; haksız bir eylem sayılması gerektiği….. bir zarar meydana gelirse bunun tazmin ettirileceği…. Zilyedin faydalanmasından doğan bir istem olduğu ….» ilkeleri benimsenmiştir. Buna göre ecrimisil (işgal tazminatı) haksız işgalden dolayı tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimidir.
Ecrimisilin en azı kuşkusuz kira geliri karşılığı zarardır. Bu zararın kapsamına taşınmaz malikinin veya somut olayda olduğu gibi zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) da girer. Haksız işgal haksız eylem niteliğindedir. Hal böyle olunca ecrimisil hesabının özel bir yöntemle yapılması gerekir.
Şüphesiz ecrimisil hesaplanırken taşınmazın niteliği, taşınmazda bina olup olmaması veya yine somut olayda olduğu gibi taşınmaz kirayla kullanılmakta ise, zilyedin ödediği kira parası gibi verilerden kıyasen yararlanılabilir. Dava konusu olayda ise bilirkişiler ecrimisili sadece davalının işgal ettiği alanın bütün alana göre davacının dava dışı kiralayana ödediği kira parasını oranlamak ve buna da DİE endeksi uygulamak suretiyle bulmuştur.
Özellikle bulunan ecrimisil tutarını DİE endeksi uygulanarak yapılan hesaplamanın yukarıdan beri sayılan yönteme uygun düşmediği açık olduğundan bilirkişinin yetersiz raporuyla bağlı kalınarak yazılı olduğu biçimde ecrimisil tazminatının hüküm altına alınması doğru olmamıştır.
Diğer taraftan; munzam zarar veya faizi aşan zarar borçlar Kanunun 105. maddesinde ifade edildiği üzere süresinde ifa edilmeyen para borcunda temerrüde düşen borçlunun sorumluluğunun sonucudur. Munzam zarar ancak alacaklının borçlunun kusurundan dolayı temerrüdü halinde bir miktar faize hükmedilmişse ve ancak alacaklının zararı faizle karşılanamıyor ise alacaklının zararı nedeniyle istenebilir. Ayrıca Yargıtay uygulamasına göre munzam zararın varlığını alacaklı somut olarak kanıtlamalıdır. Olayımızda ise bilirkişiler buldukları ecrimisil tutarına davacının böyle bir şekilde iddia ve talebi olmadığı halde %80 oranında ve ticari gelir kaybı adı altında zarar kalemi ilave ederek munzam zararı bulmuş mahkemece de bilirkişilerin bu görüşü paylaşılmıştır. Değinilen hesaplama yönteminin
yukarıda kısaca ifade edilen munzam zarar kavramıyla kuşkusuz bir ilişkisi yoktur.
Bu durumda mahkemece bilirkişilerden ek rapor alınarak davacının ecrimisil (işgal tazminatı) alacağı yöntemince ve DİE endeksleri gözetilmeksizin hesaplattırılmalı, ecrimisil istemi hakkında sonucuna uygun bir hüküm kurulmalı, kanıtlanmayan munzam zarar talebine ilişkin dava ise reddolunmalıdır.
Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2007/3770, K. 2007/4948, 3 Mayıs 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama