KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/4367 E., 2007/4932 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı ... Mal Müdürlüğü temsilcisi tarafından, davalı ... aleyhine 27.6.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali- mera olarak sınırlandırma istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.5.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı Hazine, davalıya ait 3647 parsel sayılı taşınmazın evveliyatının mera olduğunu ileri sürerek, davalı adına olan tapunun iptali ile söz konusu yerin mera olarak sınırlandırılması isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Uyuşmazlık konusu 3647 parsel sayılı taşınmazın öncesi dava dışı ... Köyü Tüzel Kişiliğinin merası olan 2752 parsel sayılı taşınmazdan gelmektedir. Davalı bu taşınmazı tapuda 02.08.2001 tarihinde satış suretiyle edinmiştir. Dosya kapsamından taşınmazın bulunduğu yerde imar uygulaması yapıldığı imar planlarının 25.05.1979 tarihinde kabul edilip Bakanlık onayının 1980 tarihinde yapıldığı ve dava konusu yerin üzerinde bina bulunduğu görülmektedir.
4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3.maddesinde 5334 sayılı Kanunla değişiklik yapılmış ve bu değişiklikle hazine adına tescili gereken, 1.1.2003 tarihinden önce kesinleşen İmar Planları içerisinde yerleşim yeri olarak işgal edilerek mera olarak kullanımı teknik açıdan mümkün olmayan yerlerin ilgili belediye veya kamu kurum ve kuruluşları adına tescil edilmiş olanların
tescillerinin bedel talep edilmeksizin aynen devam edeceği hükme bağlanmıştır.
Somut olayda. Dava konusu taşınmazlar önce ... Köyü Tüzel Kişiliğine ait mera iken, ... Belediyesinin 22.08.1984 gün ve 40 sayılı Encümen kararı ile tarla vasfıyla Belediye adına kayıt edildiği, bir kısmının Belediye üzerinde kaldığı bir kısmının ise dava konusu parselde de olduğu gibi satılarak el değiştirdiği, davalının dava konusu 3647 parseli 02.02.2001 tarihinde satın aldığı anlaşılmaktadır.
Davalı, yasanın geçici 3.maddesinin 2.fıkrasında sözü edilen adına doğrudan tescil yapılan gerçek ya da tüzel hukuk kişisi olmadığından hazineye bir bedel ödemesi gerekmez. Hazinenin belediyeden istiyemeceği bir bedeli taşınmazı bedel ödeyerek satın alan davalıdan talep etmesi de düşünülemez. Bu bakımdan, mahkemenin davalının dava konusu parsel ile ilgili olarak ödeme yapmadığından bahisle davacının davasını kabul etmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan bu nedenlerle davanın reddi yerine yazılı bazı gerekçelerle kabulü doğru olmamış, hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2007/4367, K. 2007/4932, 3 Mayıs 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama