KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/4642 E., 2007/5700 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
532 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 3.7.2006 gününde verilen dilekçe ile beyanlar hanesindeki kaydın terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.11.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, beyanlar hanesindeki kaydın terkini isteğine ilişkindir.
Davacı, imar uygulaması sonucu 1 parsel numarası alan öncesinde 3143-A parsel olan taşınmaz kaydı üzerinde 1164 sayılı Arsa Ofisi Kanununun 11.maddesi ve yönetmeliğinin 44.maddesi hükmünce beyan kaydı olduğunu, anılan yasanın aradığı koşulların yerine getirildiğini taşınmaz üzerine bina yaptıklarını ve yapı kullanma izin belgesi aldıklarını ileri sürerek beyan kaydının terkinini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuş, mahkemece taşınmaz üzerine bina yapılarak iskan ruhsatının alındığı, beyan kaydı gereğinin yerine getirildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Bilindiği gibi, tapu kütüğüne yazılarak alenileştirilmesinde fayda olunan hukuki ilişki yada fiili durum şeklinde tarif edilen beyanlar Türk Medeni Kanununun 1012 ve Tapu Sicil Tüzüğünün 60 ve devamı maddeleri uyarınca tapu kaydının beyanlar sütununda yer alır. Eldeki davada da dava konusu
taşınmazın beyanlar sütununda "1164 sayılı Arsa Ofisi Kanununun 11.maddesi ve yönetmeliğin 58.maddesi uyarınca Arsa Ofisi Genel Müdürlüğünün sattığı arsaları alanlar en geç 2 yıl içinde tasdikli imar planları uyarınca inşaat yapmak zorundadırlar. 2 yıl içinde tasdikli imar planlarına uygun inşaat yapılmadıkça taşınmaz satılamaz, devredilemez ve haczedilemez" şeklinde kayıt bulunmaktadır. Yukarıda değinilen yasal düzenlemeler uyarınca dava konusu taşınmaz üzerine beyan kaydı işlenmiştir. Bu kaydın terkini yine kaydın dayanağı olan yasal mevzuatın aradığı koşulların gerçekleşmesine bağlıdır.
Gerçekten, Arsa Ofisi Kanununun 11.maddesi "Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü sattığı veya devrettiği arsa ve arazinin amacına uygun kullanılması için tapu kayıtlarına, satış şartlarına uygun alt yapı, yapı veya tesis yapılmadıkça üçüncü kişilere satış, devir ve temlik yapılamayacağı ve haczedilemeyeceği hususunda şerhler koydurmaya ve/veya bu amaca yönelik sözleşmeler yapmaya yetkilidir. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin esaslar yönetmelikle belirlenir" şeklindedir.
11 Ekim 2005 tarihli "1164 sayılı Arsa Yönetim ve Değerlendirme Hakkındaki Kanunun 11.Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik" ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının bulunan beyanda sözü edilen yönetmeliğin yürürlükten kalkmış ve yeni yönetmelikte maddede sözü edilen şerhlerin dayanağı 4.maddede kaldırılmasına ilişkin esaslar ise 7.maddede gösterilmiştir.
Somut olaya yeniden döndüğümüzde, 3143 parsel sayılı taşınmazın 29.7.1993 tarihinde ifraz ile 3206, 3207 ve 3208 parsel numaraları aldığı, bunlardan 3206 parsel sayılı olanının 14.5.1995 tarihinde davacıya satıldığı, dava konusu 627 ada 1 parselinde imar uygulaması sonucu 3206 parselden ifraz edilerek oluştuğu, beyanlar sütunundaki kayda uygun olarak da taşınmaz üzerine bina yapıldığı, bu nedenle kaydın hukuki dayanağının kalmadığı ileri sürülmektedir.
Mahkeme hükmüne davacının sunduğu iskan ruhsatına dayanak yaparak kaydına terkin etmiştir. Ancak, kayıtlar arasında bağlantı kurulmamış 627 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 3206 parselden gelip gelmediği araştırılmamış, iskan ruhsatının dava konusu yere uygunluğu saptanmamış, diğer bir anlatımla beyan kaydının dayanağı olan yasal mevzuatın gösterdiği şekilde kaydın terkini koşullarının bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır.
Tüm bu yönler üzerinde durulmaması az yukarıda değinilen 1164 sayılı Kanununun 11.maddesi ve anılan maddenin uygulanmasına ilişkin yönetmeliğin 4 ve 7.maddeleri hükümleri doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılmaması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2007/4642, K. 2007/5700, 15 Mayıs 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama