KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/4650 E., 2007/5754 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
630 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 26.8.2006 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.11.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vs. vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, biçimine uygun düzenlenen 28.07.1992 günlü taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece dava kabul edilmiş, kararı davalılar temyiz etmiştir.
Dayanılan 28.7.1992 günlü satış vaadi sözleşmesinin konusu davalıların miras bırakanı ...’ın murisi babası ...’tan intikal eden ... köyündeki 740 ve 339 parsellerdeki hisse ile ... köyündeki 336 parsel ile Polatlı 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1987/479 esas sayılı dosyasında dava konusu taşınmazlardaki hissenin satışıdır. Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesini davalıların mirasbırakanı ...’a vekaleten .... imzalamıştır.
Davalılar miras bırakanı ... verdiği 10.07.1992 günlü düzenleme vekaletnamede ise; vekilin yetkileri “…bana bilimum murislerimden ve murisi evvellerimden diğer vereseler meyanında ırsen ve teselsülen ve veraseten intikali icab eden Ankara ile Polatlı ilçesi ...
Köyü hudutları dahilinde kain bilumum gayrimenkuller ile ... ilçesi ... köyü hudutları dahilinde kain gayrimenkullerin evvelemirde veraset ilamındaki hisselerim nisbetinde intikalen tescillerini yaptırmaya iştirak halindeki mülkiyeti çözdürmeye ve ayrıca diğer mirasçılarla birlikte bana da irsen ve teselsülen intikal iktiza eden ... ... köyü dahilindeki …… miras hak ve hissemin tamamını veya bir kısmını dilediğine,
dilediği bedel ve şartlarla toptan veya hisse yani parça parça olarak satmaya…. Satış vaadi sözleşmelerinin tanzime…” şeklinde gösterilmiş ve sınırlandırılmıştır.
Dosyada yer alan dava konusu 728 ve 737 parsellerin tapu kaydı incelenmesinden ise anılan taşınmazların ne ... hudutları dahilinde ve ne de ... ilçesinin ... köyü hudutları içinde olmadığı “Malıköy” köyünde tapuda kayıtlı olduğu görülmektedir.
Borçlar Kanunun temsil ve vekalet bağıtını düzenleyen hükümleri uyarınca vekalet sözleşmesi büyük ölçüde tarafların karşılıklı güvenine dayanır. Vekilin borçlarının çoğu bu güven unsurundan onun vekil edenin yararına ve iradesine uygun davranma yükümlülüğünden doğar.
Borçlar Kanununda sadakat ve özen borcu vekilin vekil edene karşı en önde gelen borcu olarak benimsenmiş ve yasanın 390. maddesinde vekilin müvekkiline karşı vekaletini iyiniyetle ifa ile mükellef olduğu hükme bağlanmıştır. Bu itibarla vekil, vekil edenin yararına ve gerçek iradesine uygun hareket etmek onu zararlandırıcı her türlü davranıştan kaçınmak zorundadır.
Öte yandan, vekil ile sözleşme yapan kişi Medeni Kanunun 3. maddesi anlamında iyiniyetli ise yani vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını bilmiyor veya kendisinden beklenen bütün özeni göstermesine rağmen bilmesine olanak yoksa vekil ile yapılan sözleşme vekil edeni bağlar ve geçerlidir. Bu gibi durumlarda vekil vekalet görevini kötüye kullanmış olsa dahi bu sorun vekil ile vekalet eden arasında nihayet bir iç sorun olarak kalır.
Ne var ki, üçüncü kişi vekil ile çıkar ve işbirliği içerisinde ise veya kötü niyetli olup vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını biliyor veya durumun özelliği icabı bilmesi gerekiyorsa vekil edenin sözleşme ile bağlı sayılmaması Medeni Kanunun 2. maddesinde yazılı dürüst davranma kuralının doğal bir sonucu olarak kabul edilir.
Bu açıklamalardan sonra tekrar somut olaya dönüldüğünde;
Yukarıda sözü edildiği üzere, sözleşme vaad borçlusunun vekili olan İlhami Yurt ile davacı arasındadır. Vekil vaad alacaklısı olan davacının damadıdır. Tarafların bu yakın ilişkileri nedeniyle hem davacının hem de vaad borçlusu davalının vekili olarak sözleşmeyi imzalayan İlhami Yurt’un davalılar miras bırakanı ...’ın Polatlı ilçesi Malıköy’de bulunan 728 ve 737 parsellerin satış vaadinde bulunma iradesi olmadığını bilmesi gerekir. Buna rağmen davalılar miras bırakanı gerçek iradesi dışına çıkılarak vekaletnamedeki
yetkinin aşılması suretiyle dayanılan satış vaadi sözleşmesinin yapılmış olması vaad borçlusunun gerçek iradesini yansıtmadığından davalıları bağlamaz.
Kaldı ki, yine vekaletnamede vekile Polatlı 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1987/479 esasında dava konusu olan Malıköyde bulunan çekişmeli 728 ve 737 parsellerin satışı konusunda vekile yetki de verilmiş değildir.
Bütün bu açıklamalar mahkemece göz ardı edilerek orta yerde davalıları bağlayacak satış sözleşmesi varmış gibi davanın kabulü doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2007/4650, K. 2007/5754, 15 Mayıs 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama