Dava, Türk Medeni Kanununun 747.maddesine dayalı geçit hakkı tesisi istemi ile açılmış, ıslah yolu ile bilirkişinin krokisinde kırmızı ile boyadığı taşınmaz bölümünün yol olduğunu tespiti talep edilmiştir.
Mahkemece istem reddedilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan ve keşif sonucu bilirkişice düzenlenen 13.9.2006 tarihli krokide nizalı yer kırmızı ile işaretlenmiştir. Dosya kapsamından çekişmeli yerin öncesini dere yatağı olduğu, su seviyesindeki azalma veya dere yatağında değişiklik nedeniyle suların çekildiği ortaya yeni bir arazi parçası çıktığı, kırmızı ile boyanan bu yerin de sınırdaki taşınmaz maliklerince kısmen yol olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Türk Medeni Kanununun 708.maddesi hükmünce kamuya ait suların yatağında yada seviyesinde değişme gibi sebeplerle yeni bir arazi ortaya çıkarsa kural olarak bu yer devlete ait olur. Dava konusu yerin öncesi dere yatağı olduğundan buranın yol olarak kullanıldığından söz edilerek kadimlik iddiasında bulunulamaz. Mahkemece, kadim nitelikte yol olmadığı saptanan veya yetkili merciiler tarafından yol olarak kullanılmak üzere tahsis edilmeyen bu taşınmaz parçası ile ilgili açılan tespit davasının reddinde sonuç olarak usul ve yasaya aykırılık yoktur.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacının temyiz itirazlarının reddi ile sonuç olarak usul ve yasaya uygun hükmün gerekçesinin HUMK.nun 438/son maddesince değiştirilerek DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 8.7.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.