İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2007/478 K.2007/3591

Davacı tarafından, davalı aleyhine 9.6.2006 gününde verilen dilekçe ile muhtesatın tespiti ve beyanlar hanesine yazılması istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 16.11.2006 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak…

Esas2007/478Karar2007/3591Tarih3 Nisan 2007Okuma4 dk · 755 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/478 E., 2007/3591 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Nisan 2007
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

755 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı tarafından, davalı aleyhine 9.6.2006 gününde verilen dilekçe ile muhtesatın tespiti ve beyanlar hanesine yazılması istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 16.11.2006 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, tayin olunan 3.4.2007 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı ... ile karşı taraftan davalı vekili Av.... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, taşınmaz üzerindeki muhtesat aidiyetinin tespiti ve tapunun beyanlar hanesine yazılması isteğine ilişkindir.

Davacı 854 ada 1 parsel sayılı taşınmazı önceki maliklerinden haricen satın aldığını, üzerine üç katlı bina yaptığını, taşınmaz mülkiyetinin hükmen davalı idare adına tescil edildiğini ileri sürerek binanın kendisine ait olduğunun tespiti bu hususun tapuya yazılmasını istemiş, mahkemece muhtesatın Kadastro Kanununun 19.maddesi uyarınca ancak kadastro uygulaması sırasında tapuya yazılabileceği, eda davası açılabilecek durumlarda da tespit istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı taşınmazın davalı idare tarafından ihale yolu ile satışa çıkarıldığını, kendisine ait olan evin de satılacağını bu nedenle tespit istemekte hukuki yararı bulunduğunu ileri sürerek hükmü temyiz etmiştir.

Gerçekten, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 19/2.maddesine göre taşınmaz mal üzerinde maliki olanından bir başkasına veya paylı mülkiyete tabi ise paydaşlardan sadece birine ait muhtesat bulunması halinde muhtesat sahibinin, muhtesatın ne olduğunun (cinsinin), iktisap sebebinin tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesi olanağı vardır. Ancak bu hükmün mahkemenin de gerekçesinde gösterdiği gibi Kadastro Kanununun 33.maddesinde sayılan ve bu kanunun uygulanması olanağının bulunmadığı hallerde uygulanacak maddeler arasında gösterilmemiştir. Mahkemenin beyanlar sütununa yazım isteminin reddi açıklanan nedenlerle yerindedir.

Davacının muhtesatın kendisine ait olduğunun tespiti isteminin de reddi ise yerinde görülmemiştir. Şöyle ki;

Tespit davası genel olarak "Bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığının tespitine dair olan davadır." şeklinde tanımlanabilir. Tespit davalarına ilişkin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunumuzda genel bir düzenleme bulunmamaktadır. İcra İflas Kanununun 72.maddesinde tespit davasından söz edilmiş, ayrıca bazı hallerde maddi hukuk tespit davasını bizzat düzenlemiş olabilir. Bu hallerde tespit davası yasal düzenlemedeki koşullarda incelenerek sonuçlandırılır.

Açıklanan bu ayrık durumlar dışında, davalının bir şey yapmaya, vermeye veya belirli şeyleri yapmamaya mahkum edilmesi istemli eda davaları ile davacının mevcut bir hukuki durumunun değiştirilmesi, kaldırılması veya yeni bir hukuki durumun yaratılmasını istediği inşai davalara ilişkin yasal düzenlemeler pozitif hukukumuzda yer almasına rağmen, tespit davalarına ilişkin genel bir yasal düzenleme Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunumuzda yer almaması nedeniyle tespit davalarının dinlenip dinlenemeyeceği uygulamada ve doktirinde tereddütlere yol açmıştır (Saim Üstündağ, Medeni Yargılama Hukuku, İstanbul, 2000 s.324 vd. Baki Kuru, Tespit Davaları,

Ankara 1963 s.12 vd.).

Gerçekten, eda veya inşai dava açılması olanağının bulunmadığı yada bu tür davalarla hukuki korumanın sağlanamayacağı haller söz konusu olabilir. Diğer bir anlatımla, davacının bir hukuki ilişkinin tespitinde hukuki yararının bulunması halinde bu hukuki ilişkinin tespitini isteme olanağı bulunmalıdır. Aslında eda davasının içinde tespit istemide yer almaktadır. Davalı aleyhine eda hükmü kurabilmek için öncelikle hukuki ilişkinin tespiti zorunludur.

Eda davasında verilen hüküm iki aşamalı olup tespit ve edayı içermektedir. Ancak az yukarıda da değinildiği gibi hak sahibinin her zaman eda davası açması koşulları bulunmayabilir. Bu nedenlerle doktirinde kabul edildiği gibi uygulamada da tek başına açılan tespit davalarının dinlenebileceği kabul edilmiştir. Bu husus "Tespit davası da eda davasının öncüsü durumundadır.

Henüz şartları tamam olmadığı için açılamayan eda davası için ilerideki hukuki ilişkinin belli edilmesi bakımından kesin delil olarak kullanılmak üzere tespit

davası açılabilir...." şeklindeki 7.7.1965 tarih 1965/5-1965/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da açıkça belirtilmiştir. Görülüyor ki, artık uygulamada davacının bir hukuki ilişkinin varlığının yada yokluğunun tespiti istemiyle dava açabileceği hususunda bir kuşku bulunmamaktadır. Ancak, tespit davasının dinlenebilmesi için iki koşulun bir arada gerçekleşmesi gerekir. Bunlar yanlar arasındaki hukuki ilişki ve bu hukuki ilişkinin varlığı yada yokluğu hususunda davacının hukuki yararının bulunması zorunluluğudur.

Yukarıdan beri açıklanan tüm bu olgular birlikte değerlendirilerek somut olaya döndüğümüzde, davacının mülkiyeti sonradan davalıya geçen taşınmaz üzerinde 3 katlı evinin bulunduğu çekişmesizdir. Şimdi davalı idare taşınmazı ihale yolu ile satışa çıkarmıştır. Taşınmazın üzerindeki muhtesatla satılması davacının durumunu doğrudan etkileyecektir.

Davacının taşınmaz üzerindeki binanın kendisine ait olduğunun diğer bir anlatımla, taşınmazın ayrılmaz parçası niteliğindeki muhtesatın mülkiyetinin kendisine ait olduğu şeklindeki hukuki ilişkinin tespitini istemekte hukuki yararı bulunmaktadır.

Mahkemenin, muhtesatın aidiyetinin tespiti ve beyanlar sütununa kayıt edilmesi şeklinde objektif dava birleşmesi yoluyla ileri sürülen istemler değerlendirilirken muhtesatın aidiyetinin tespitinin eda davası sırasında ileri sürülebileceği şeklindeki kabulü tüm bu gerekçelerle doğru değildir. O halde mahkemece işin esasına girilerek taraf delilleri toplandıktan sonra bir karar verilmek üzere karar bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda yazılı nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatarına geri verilmesine, 3.4.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2007/478, K. 2007/3591, 3 Nisan 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2007/478
Karar No
2007/3591
Tarih
3 Nisan 2007

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2007/478 K.2007/5938
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2007/480 K.2007/5939
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2007/481 K.2007/5940
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2007/483 K.2007/5941
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2007/484 K.2007/2400
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2007/484 K.2007/5886

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.