KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/4889 E., 2007/5738 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.4.1998 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.6.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı 672 sayılı parseline, davalı 222, 223, 226 ve 673 parsel sayılı taşınmazlardan geçit hakkı istemiş, mahkemece iki kez dava kabul edilmiş, ve Dairemizce bu hükümler eksik inceleme ve araştırma gerekçesi ile bozulmuş, bozmaya uyularak son kez 23.6.2005 tarihinde yine davanın kabulüne karar verilerek davalılara ait 222, 223, 226 ve 673 parsel sayılı taşınmaz aleyhine geçit hakkı tesisine karar verilmiştir. Hüküm bir kısım davalılar tarafından temyize getirilmiştir.
Mahkemece uyulmasına karar verilen 26.6.2003 tarihli bozma kararında, hükme esas alınan 14.2.2003 tarihli fen bilirkişisi raporunda B harfi ile gösterilen geçit güzergahının tercih edilmeme nedeninin açıklanması gerektiği vurgulanmış, aynı bilirkişiden 28.2.2005 tarihli ek rapor alınmış ve bu rapor ile sonuca gidilmiş ise de ek rapor hüküm kurmaya yeterli değildir. Bu nedenle tekrar ehil bilirkişiler eşliğinde keşif yapılarak bozma gereği yerine getirilerek sonucu doğrultusunda bir karar verilmelidir. Ayrıca tesbit edilen ve depo ettirilen geçit bedelinin de gerekçeli kararın hüküm kısmında ödenmesine karar verilmelidir.
Diğer taraftan, geçit haklarının tam bir bedel karşılığı kurulacağı Türk Medeni Kanununun 747 maddesi hükmü gereğidir. Geçidin tam bir ivaz karşılığı tesisi gerekir iken bu bedelin hangi tarihe göre belirlenmesi gerekeceğ
hususu da önemlidir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu uyarınca bir davanın açıldığı tarihteki koşullara göre irdeleneceği kuşkusuzdur. Ancak, fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesinin eğemen olduğu geçit hakkı davalarında, mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin de mağdur edilmemesi gerekir. Geçit bedeli takdir edilirken de bedel dava tarihine göre belirlenmelidir.
Ancak, bir davanın yıllarca sürdüğü olgusu karşısında geçit için öngörülen tam bedelin, dava tarihine göre saptanması davalı aleyhine sonuç doğurabiceğinden, yargılama sürecinin uzadığı, taşınmazın yörede değerde önemli ölçüde artışların meydana geldiği hallerde, geçit bedeli saptanırken keşif tarihindeki değer üzerinden saptanması fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi ve hakkaniyete daha uygun düşer.
Somut olayda, dava 15.4.1998 tarihinde açılmış olması ve yargılama sürecinin uzadığı da dikkate alınarak yeniden yapılacak keşif tarihine göre değer tesbiti yapılarak bu bedelin depo ettirilip hüküm altına alınması gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2007/4889, K. 2007/5738, 15 Mayıs 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama