Davacı, tarafların müştereken malik bulundukları 1011 sayılı parsel içindeki ve artık fonksiyonunu yitirerek fare ve haşere kaynağı haline gelmiş bulunan eski ahırın, burada üreyen fare ve haşerelerin evine zarar verdiği gerekçesi ile tamamen kaldırılmasını istemiş, davalı ..., nizalı yeri odunluk olarak kullandıklarını, odunlarını koyacak başkaca yerleri bulunmadığını savunmuşlardır.
Mahkeme, davanın kabulüne karar vermiş,
Hükmü, davalı ... süresinde temyiz etmişlerdir. Mahkeme, davanın değeri itibariyle kararın kesinlik sınırının altında olduğu gerekçesiyle davalıların temyiz talebinin reddine dair 15.12.2006 günlü ek kararı vermiş, davalılar bu kararı dahi süresinde temyiz etmişlerdir.
Dava, Komşuluk Hukukundan kaynaklanan zarar veren durumun giderilmesi ve kal istemine ilişkin olup, taşınmazın aynıyla ilişkilidir ve taşınmazın aynına ilişkin kararlar HUMK.nun 427.maddesinde ifadesini bulan kesin kararların kapsamı dışında olmakla, bu tip kararlar için değere bakılmaksızın temyiz yolu açıktır. Bu nedenle öncelikle, davalıların temyiz taleplerinin reddine ilişkin 15.12.2006 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verildi ve ardından hükmün esasının incelenmesine geçildi.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, yerel mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine, 19.02.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.