Davacılar 1134,1130,1132 ve 1137 parsel sayılı taşınmazların maliki ve zilyedi olduklarını, bu parselleri ve ulaşımı sağlayan köy yoluna 1162 ve 1128 parselin maliki ve zilyedi olan davalının çit çekerek ve ağaç dikerek tecavüz edip yolu daralttığını, bu nedenle daha önce aynı mahkemece açtıkları davada 1162 parsel sayılı taşınmaz tarafından kadastrol yola yapılan müdahalenin men'ine ve muhdesatın kal'ine dair karar aldıklarını, şimdi ise 1162 parsel ile bir bütün olarak davalı tarafından kullanılan 1128 parsel sayılı taşınmazın aynı şekilde yola tecavüzlü olduğunu belirterek elatmanın önlenmesi ve çit, ağaç ve diğer unsurların kal'ine karar verilmesini istemişlerdir.
Davacı tecavüzü bulunmadığını, ölçüm yapılmasını ve davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 1128 parselin tapuda davalının babası ... ... adına kayıtlı olduğu ve halen sağ olduğu, husumetin tapu malikine yöneltilmesi gerektiğinden davanın reddine karar verilmiştir.
Dava kadastro tesbitinde yol olarak bırakılan yere elatmanın önlenmesi isteğine ilişkin olup dosya içeriğine göre dava konusu taşınmazın davalı tarafından kullanıldığı anlaşılmakla, işin esasına girilerek delilleri değerlendirip
sonucuna göre bir karar vermek gerekir iken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmeyerek hüküm bozulmuştur.
SONUÇ. Yukarıda açıklanan nedenlerle usul ve yasaya aykırı hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine, 15.5.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.