İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2007/5197 K.2007/8740

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.06.2003 gününde verilen dilekçe ile mera iddiasıyla tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 21.11.2006 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi…

Esas2007/5197Karar2007/8740Tarih4 Temmuz 2007Okuma4 dk · 876 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/5197 E., 2007/8740 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Temmuz 2007
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

876 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.06.2003 gününde verilen dilekçe ile mera iddiasıyla tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 21.11.2006 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 3.7.2006 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av. ... geldi. Karşı taraf davalı ... vekili gelmedi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildidrildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, mera iddiasıyla Hazine tarafından açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davalı davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece çekişme konusu taşınmazın imar planı kapsamına alınan mera olduğu 4342 sayılı Kanununun değişik 3. maddesi uyarınca yerleşim yeri olarak tespit edilen yerde kalan taşınmazların belediye adına tescil edilmiş olması nedeniyle bedel talep edilmeksizin tescillerinin aynen korunacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Dosya kapsamında toplanan delillere göre, 10.9.1997 tarihinde kesinleşen imar planı kapsamında kalan taşınmazlar 19.1.1970 tarihinde 25 ve 26 parsel numarası ile Bergama Belediyesi adına mera olarak kaydedilmiştir. Dava sonra imar uygulaması sonucu yol, yeşil saha, meydan gibi alanlar dışında kalan yerler arsa niteliği ile belediye adına tapuya tescil edilmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için meraların hukuki niteliğinin saptanması, meralık vasfının ne şekilde değişeceğinin belirlenmesi ve imar planı kapsamında kalan meraların hukuki durumu üzerinde durulması gerekmektedir.

4342 sayılı Mera Kanununda, hayvan otlatılması ve otundan yararlanılması için tahsis edilen veya kadimden beri kullanılan taşınmazlar (m 3/a) mera olarak tanımlanmış ve kullanım hakkı bir veya birden çok köy veya belediyeye ait olan meraların Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu belirtilmiştir. (m 4/1) Ayrıca meraların özel mülkiyete geçirilemeyeceği de yasada düzenlenmiştir. (m 4/3)

3194 Sayılı Yasanın 11.maddesi yine anılan Yasa ile değiştirilmiş, imar planı sınırları içindeki kadastrol yollar ile meydanların, imar planının onayı ile bu vasıflarını kendiliğinden kaybederek onaylanmış imar planı kararı ile getirilen kullanım amacına konu olacağı belirtilmiştir. (m 35.) Böylece mera sözcüğü 3194 Sayılı Yasanın 11. maddesi kapsamından çıkarılmış ve meraların belediyeler tarafından imar planı kapsamına alınarak bu vasfını yitirmesinin önüne geçilmiştir.

Mera olarak sınırlandırılan taşınmazın bu niteliğinin değişimi ise Mera Kanunun 14.maddesinde düzenlenmiştir.

Mera Kanunun yürürlüğe girdiği 28.2.1998 tarihinden önceki uygulamada da, 3194 sayılı yasanın 11. maddesi uyarınca imar planı kapsamına alınan meraların Danıştay 1.Dairesinin 10.2.1989 tarih 1988/326-1989/19 sayılı kararı uyarınca “... imar planı sınırları içindeki meraların, planın onayı ile birlikte hukuki bakımdan meralık niteliğini yitireceği, bu yerlerden genel hizmetlere ayrılanların belediye veya özel idareye bedelsiz terkinin gerekeceği, genel hizmetler dışında özel mülkiyete konu olabilecek bir amaca ayrılan yerlerin onaylanmış imar planıyla getirilen kullanım amacına konu ve tabi olacakları, ancak bu durumun meralardan elde edilen yerlerin belediyeler adına tescilini gerektirmeyeceği” öngörülmüştür.

Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü de Danıştay kararı doğrultusunda çıkarttığı 1.5.1989 tarihli ve 1498 sayılı Genelgesinde “...imar planında meydan, yol, ..., yeşil saha, otopark, toplu taşıma istasyonu, terminal gibi umumi hizmetlere ayrılmış yerler dışında kalan ve konut, sanayi ve ticaret alanı gibi özel mülkiyete konu olan kısımların arsa vasfıyla artık belediyeler adına değil, Maliye Hazinesi adına tescil edileceği” şeklinde düzenleme getirmiştir.

Meralara ilişkin 1580 sayılı Belediye Kanunu hükümlerine baktığımızda da, Kanunun 70/11. maddesi uyarınca Belediye Meclislerinin Devlete ait meraların sadece “yararlanma ve kullanma” şekillerini değiştirebilecekleri düzenlenmiştir. Belediye Meclisi kararı ile meraların özel mülkiyete dönüştürülmesi ve satılması da olanaklı değildir (HGK.nun 26.3.1976 tarih 1976/19-1976/1172 sayılı kararı).

Ancak 7.6.2004 tarih ve 5178 sayılı yasa ile 4342 sayılı Mera Kanunun bazı maddelerinde değişiklik yapılmış ve eklenen geçici 3.madde ile de;

“Belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde kalan ve 1.1.2003 tarihinden önce kesinleşen imar planları içerisinde yerleşim yeri olarak işgal edilerek mera olarak kullanımı, teknik olarak mümkün olmayan yerlerin tahsis amacı değiştirilerek Hazine adına tescilleri yapılır. Ancak ilgili Belediye veya kamu kurum ve kuruluşları adına tescil edilmiş olanların dava konusu olup olmadığına bakılmaksızın ücretsiz olarak tescilleri aynen ibka edilir.

Hazine adına tescil edilmesi gerekirken gerçek veya tüzel kişilere tescil edilmiş taşınmazlara ilişkin açılan davalardan, emlak ve rayiç bedellerinin toplamının yarısı üzerinden taşınmazların halen maliki olan kişilerce Hazineye bedelinin ödenmesi kaydıyla vaz geçilir. Evvelce açılan davalarda Hazine lehine kesinleşen kararlara konu taşınmazların tapuları aynı esaslara göre önceki maliklerine veya kanuni mirasçılarına devredilir.” hükmü getirilmiştir.

Daha sonra, geçici 3.maddede 5334 sayılı Kanunla 20.04.2005 tarihinde değişiklik yapılmış ve bu değişiklikle Hazine adına tescili gereken 1.1.2003 tarihinden önce kesinleşen imar planları içinde yerleşim yeri olarak işgal edilerek mera olarak kullanımı teknik açıdan mümkün olmayan yerlerin ilgili belediye veya kamu kurum ve kuruluşları adına tescil edilmiş olanların tescillerinin bedel talep edilmeksizin aynen devam edeceği hükme bağlanmıştır.

Somut olayda da, dava konusu taşınmazların öncesi mera olan ve kamunun genelinin yararlandığı bu yer niteliğinde olduğu, yerleşim yeri olarak işgal edilmediği ve mera niteliğine kaybettiği sabittir. O halde, dava konusu taşınmazlar için yukarıda sözü edilen geçici 3.maddenin uygulanması olanağı yoktur.

Bu tür taşınmazlar imar uygulamasında ancak yine kamunun genelinin yararlandığı bir yer olarak bırakılmak koşuluyla imar planına alınabileceğinden (örneğin meydan, yol, ..., yeşil alan, otopark, toplu taşıma istasyonu, terminal…. gibi) bu yerin kamunun yararlanmasına tahsis edilmek üzere ve bu koşulla Hazine adına tescili gerekir.

Mahkemece bütün bu yönler düşünülmeden ve uygulama yeri olmadığı halde 4342 sayılı Mera Kanunun geçici 3. maddesinden bahsedilerek davanın yazılı olduğu şekilde doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazların kabulü hükmün BOZULMASINA, 500,00 YTL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 04.07.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2007/5197, K. 2007/8740, 4 Temmuz 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2007/5197
Karar No
2007/8740
Tarih
4 Temmuz 2007

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2007/5199 K.2007/13772
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2007/5200 K.2007/6263
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2007/5200 K.2007/9855
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2007/5202 K.2007/13773
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2007/5203 K.2007/9600
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2007/5203 K.2007/13776

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.