Dava, 38 parsele revizyon gören imarın 10271 ada 26 parsel tapu kaydı beyanlar hanesinde yazılan “bina ...’a aittir” şerhine dayalı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil ödetilmesi istemleri ile açılmıştır.
Mahkemece elatmanın önlenmesi istemi kabul edilmiş, 4439,20 YTL ecrimisilin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü davalılar temyiz etmiştir.
Gerçekten 10271 ada 26 parsel tapu kaydı beyanlar hanesinde “bina ...’a aittir” şerhi bulunmaktadır. Bu şerhin taşınmaz kaydına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 19. maddesine dayanılarak evin taşınmaz malikinden başka bir kimseye ait olması nedeniyle konulduğu kuşkusuzdur. Uygulamada kısaca “muhtesat şerhi” olarak bilinen bu tür işlemlerle genellikle, hak sahibi kişinin durumunun üçüncü kişilere duyurulması veya bildirilmesi amaçlanır.
Muhtesat şerhine konu haklar binanın yıkılması veya yanması gibi bazı sebeplerin ortaya çıkması ile sona erer. Bu tür haklar yeniden kurulamayacağı gibi yapı sahibinin hakkın doğduğu sıradaki muhtesatı yıkarak yeniden bir yapı yapması olanağı da yoktur. Şayet, muhtesat söylendiği şekildeki bir nedenle yok olmuşsa Türk Medeni Kanununun 1026. maddesi uyarınca hakkın yok olması ile şerh hukuki değerini yitireceğinden yükümlü taşınmaz malikinin talebi üzerine terkin edilebilir.
Mahkemece tüm bu yönler gözetilerek ve muhtesat şerhinin kuvvetlendirilmiş şahsi hak olduğu düşünülmek suretiyle şerh sahibine karşı hiçbir üstün hakkı bulunmayan davalıların elatmalarının önlenmesine ve ecrimisil ödemelerine karar verilmesinde bir yanılgı yoktur. Davalıların bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 29.6.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.