KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/5749 E., 2007/6075 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine 8.3.2006 gününde verilen dilekçe ile muhtesatın aidiyetinin tespiti ve beyanlar hanesine yazılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 7.10.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, tapunun beyanlar hanesindeki muhdesat aidiyetinin tespiti ve kaydından terkini ile gerçek malik adına yazılması isteğine ilişkindir.
Davacı 4 parsel sayılı taşınmazın İmar Kanunu18.maddesi uygulaması sonucu davalı ve kendi adına paylı mülkiyet şeklinde yazıldığını, taşınmaz üzerindeki binanın kendisine ait olmasına rağmen beyanlar sütununda davalıya ait olduğunun belirtildiğini ileri sürerek bu binanın kendisine ait olduğunun tespiti ile kaydın düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında ortaklığın giderilmesi davasının bulunmadığı, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Gerçekten, 3194 sayılı İmar Kanunun 18.maddesi uyarınca oluşan imar parselleri üzerindeki binaların sahipleri adına beyanlar sütununda gösterileceği belirtilmiştir. Eldeki davada da imar uygulaması sırasında taşınmaz üzerindeki bina beyanlar sütununda işaret edilmiştir. Davacı şimdi kayıtta malikin kendisini olduğunu imar uygulaması sırasında hata yapıldığını ileri sürmektedir. Kaydın dayanağı idari bir işlem olduğuna göre, idari işlemdeki hatanın
giderilmesi için de davanın idari yargı da açarak sonuçlandırması gerekir. Zira istem kabul edildiğinde yargı kararı ile dolaylı olarak idari işlem de iptal edilmiş olacaktır. Mahkemece bu yön gözetilmeden, H.U.M.K. 7/1 maddesi hükmüne göre davanın yargı yeri yönünden reddi gerekirken işin esasına girilerek karar kurulması doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2007/5749, K. 2007/6075, 22 Mayıs 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama