KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/5991 E., 2007/6631 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Haziran 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mhk.Sıfatıyla
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 4.4.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 20.10.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği 4.4.2006 tarihli dilekçesinde 57 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan binanın zemin katının, 27.4.1995 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile önceki malikler davalının anne ve babasından satın aldığını ancak muvazaalı olarak 4.10.1995 tarihinde kızları davalıya tapudan satış yapıldığını satış vaadi sözleşmesine konu taşınmazın 1/2 payının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Mahkemece 20.10.2006 tarihli celse, Tüketici Mahkemesi görevli olduğundan görevsizlik kararı verilerek Tüketici Mahkemesi sıfatıyla yargılamaya devam edilmiş ve işin esası incelenerek aynı celse davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Dava biçimine uygun düzenlenmiş satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
4822 Sayılı Yasa ile değişik 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun tanımlar başlıklı 3.maddenin ( e ) bendinde “tüketici” bir mal veya hizmeti ticari ve mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzelkişi, aynı maddenin (f) bendinde ise “satıcı” kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari ve mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlanmıştır.
Somut olayda satış vaadi sözleşmesi ile taşınmazın zemin katını satmayı
vaad edenler taşınmazın önceki malikleri davalının anne ve babasıdır. Davalı ve önceki tapu malikleri arsa sahipleri olup, az yukarıda açıklandığı üzere Tüketici Yasasının 3.maddesinin (f) fıkrasında tanımı yapılan kişi kapsamında değildirler. Bu nedenle davaya, bakmak taşınmazın değerine göre Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi içindedir. Bu olgu karşısında mahkemece kamu düzeninden olan ve resen gözetilmesi gereken görev hususu bir yana bırakılarak Tüketici Mahkemesi sıfatıyla işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2007/5991, K. 2007/6631, 1 Haziran 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama