KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/6149 E., 2007/6785 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
384 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04.01.2005 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin kaldırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03.10.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, ipotek şerhinin kaldırılması istemiyle açılmıştır.
Mahkemece istek hüküm altına alınmış, kararı davalı temyiz etmiştir.
İpotek kişisel bir alacağın teminat alınması amacını güder ve bir taşınmaz değerinden alacaklının alacağını elde etmesini sağlayan sınırlı bir ayni haktır. İpotek tesisi için rehin edilecek taşınmaz maliki ile alacaklı arasında anlaşmanın (rehin sözleşmesi) olması ve bunun Türk Medeni Kanununun 856. maddesi uyarınca tapu siciline tescil edilmesi gerekir. İpotek taşınmaz malikinin kendi borcu için konulabileceği gibi taşınmaz maliki ipotekle üçüncü bir kişinin borcunu da teminat altına alabilir. Alacak sona erdiği halde alacaklı terkin taahhüdüne rağmen terkin talebinde bulunmazsa taşınmaz maliki rehinin kaldırılmasını dava yolu ile mahkemeden isteyebilir.
Somut olayda; ipotek 3074 parsel üzerindeki yapının kat irtifakına göre 8/248 arsa paylı 15 numaralı mesken kaydına davalı yararına ve fakat taşınmazın önceki maliki Haluk Taşkıran’a ait 40.000.000.000 Lira borç nedeniyle bir yıl süreli ve faizsiz olarak konulmuştur. Davacı dava konusu
taşınmazı ipotek tesisinden sonra 01.12.2004 tarihinde satış suretiyle ve fakat ipotek mükellefiyeti ile edinmiştir. Türk Medeni Kanununun 849. maddesi hükmünce taşınmaz maliki değişirse yeni malik başka bir işleme gerek bulunmaksızın taşınmaz yükünün yükümlüsü olur. Başka bir ifadeyle mülkiyetteki değişiklik ipotekli alacak ödenmeden ipoteğin terkinini gerektirmez. Öte yandan ipotek akit tablosunda yazılan «…….
Bir yıl süreli … bila faiz …» sözcüğü ipotekli alacağın ipoteğin kurulduğu tarihten itibaren bir yıl sonrasına kadar icra takibine konulamayacağı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibin ancak bir yıl geçtikten sonra yapılabileceği anlamını taşır. Dolayısıyla, ipoteğin yapıldığı tarihten itibaren bir yıl geçmesi ipoteğin terkini için hukuki bir neden değildir. Bütün bunlardan ayrı ipotekli alacağın ödendiğini ispat yükü ipotek borçlusuna düşer.
Davalı şirketin bir başka bir dava sebebiyle sistemin nasıl işlediğini açıklayan dilekçesindeki beyanı eldeki davada ipoteğin dayanağı olan borcun bulunmadığı ya da ipotek alacağının ödenmiş olduğu sonucunu doğurmaz.
Belirtilen nedenlerle mahkemece davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2007/6149, K. 2007/6785, 5 Haziran 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama