KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/693 E., 2007/1831 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2007
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
523 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine 15.9.2005 gününde verilen dilekçe ile tapulu taşınmaza elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 26.9.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi istemiyle açılmıştır.
Davalı aynı konu hakkında davacının açtığı dava üzerine hüküm kurulduğunu, elatması olmadığını davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava reddedilmiş,
Hükmü davacı temyiz etmiştir.
Davacı 234 parselin malikidir. Davalı ise 305 ve 306 parsellerin paydaşlarındandır. Çekişme konusu taşınmaz bölümlerin krokide A ve B ile gösterilmiştir. Davacının davalının eylemi ile yatak değiştirerek taşınmazını zararlandırdığını ileri sürdüğü, su arkı ise krokide mavi ile işaret edilmiştir.
Gerek taşınmaz malikinin sorumluluğunu düzenleyen Türk Medeni Kanununun 730.maddesinde ve gerekse komşu hakkına ilişkin 737.maddede ilke olarak taşınmaz malikinin mülkiyet hakkına yasal kısıtlamalara aykırı kullanması sonucunda zarar gören veya zarar tehlikesi ile karşılaşan diğer malikin bunun giderilmesini dava edebileceği bir taşınmazın komşularını olumsuz etkileyecek şekilde taşkınlıktan kaçınılması gerektiği hükme bağlanmıştır. Burada hemen belirtilmelidir ki Türk Medeni Kanunun 730.maddesinde hükme bağlanan taşınmaz malikinin sorumluluğu kanununun
emrettiği özen gösterme borcunun ihlaline dayanan kusursuz sorumluluktur. Başka bir anlatımla yasa koyucu taşınmaz malikine taşınmazını taşkın olarak kullanarak başkasına zarar vermekten yasaklamıştır. Gerçekten komşuluk gereği olarak belirlenen bazı çevre etkilerine karşı komşu malik kural olarak katlanmak zorunda ise de ortaya çıkan etkiler aşırı bir düzeye ulaşmakta ise de taşkınlık nedeniyle komşu taşınmaz maliki bunların giderilmesini az önce sözü edilen 730.maddeye dayanarak dava edebilir.
Somut olayda davacı krokide mavi ile işaretlenen su arkının davalıların taşınmazını taşkın kullanmalarından dolayı yön değiştirerek taşınmazını zararlandırdığını iddia ettiğinden bu iddianın yöntemince araştırılması gerekir.
Gerçekten 305 ve 306 parsellerin paydaşı olan davalı mülkiyet hakkını taşınmazı kullanarak örneğin gerekli olmadığı halde duvar yaparak veya moloz dökerek mevcut arkın yön değiştirmesine neden olmuş ve bu eylem davacıya ait taşınmazda bir zarar meydana getirmişse bunun durumunu eski hale getirilerek giderilmesi davacı tarafından istenebilir. Burada önemli olan keşifte mahalli bilirkişinin söylediği gibi arkın öteden beri aynı yatakta akmakta olması değildir.
Önemli olan davalının taşkın sayılacak kullanımından dolayı arktaki yön değişikliği sebebiyle davacının taşınmazında bir zarar meydana gelip gelmediğinin saptanmasıdır. Şayet ark davalının bir eylemi sonucu davacıya zarar vermemişse kuşkusuz Türk Medeni Kanununun 742 ve 743. maddeleri uyarınca üst taraftaki araziden kendi arazisine doğal olarak akan sulara alt taraftaki arazi maliki olan davacı katlanmak zorundadır.
O halde mahkemece, sağlanacak jeolog bilirkişi marifetiyle yerinde yeniden keşif yapılarak mahkeme önüne getirilen uyuşmazlığın yukarıdan beri sayılan ilkeler doğrultusunda incelettirilmesi alınacak bilirkişi görüşüne göre davacının arka ilişkin talebinin sonucu doğrultusunda hükme bağlanması gerekir. Bu istemin eksik inceleme ve araştırma ile reddedilmiş olması doğru değildir.
Diğer taraftan, bilirkişinin krokide B harfi ile gösterip ... ile işaretlediği taşınmaz bölümüne elatarak kullandığı gerek eldeki davanın incelenmesi sırasında saptanmış, gerekse önceden açılan men’i müdahale davasında da elatma belirlenmiştir. Davacının dava konusu yaptığı B harfli bölüme ilişkin davasının haksız elatmanın önlenmesi suretiyle kabulü gerekirken mahkemece bu istem bölümünün reddi de dosya kapsamında toplanan delillere uygun düşmemiştir.
Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2007/693, K. 2007/1831, 27 Şubat 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama