KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/734 E., 2007/1986 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Mart 2007
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine 19.10.2005 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin meni istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 12.06.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Davacı, taşınmazının 25 m2 lik kısmının davalı tarafından kullanılmak ayrıca toprak üstü sularının akışını sağlayan su hendeğinin önünün kapatılmak suretiyle vaki müdahalenin menini istemiş, 12.06.2006 tarihli celsede ise hendeğe yapılan elatma yanında, 13.79 m2 lik kısımdan da davalının müdahalesinin menini ancak davalı tarafça davanın genişletilmesine muvafakat edilmezse, daha sonra dava açabileceğini beyan etmiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davalının suların akışını sağlayan arkın bozulmasına yönelik eylemi bulunmadığından davanın reddine, 13.79 m2 lik müdahale ile ilgili ileride dava açmakta muhtarıyetine karar verilmiştir.
Davacı taraf, talebinin sadece su hendeğine yönelik bir dava olmadığını, fiili tecavüzle ilgili talebininde bulunduğunu belirterek hükmü temyiz etmiştir.
Yapılan keşif sonucu düzenlenen 03.05.2006 tarihli rapor ve ekli krokiden davacıya ait 270 parselin "A" harfi ile gösterilen 13.79 m2 lik kısmına davalı 268 parsel maliki ...'ün müdahalesi tespit edilmiş, 16.05.2006 tarihli jeoloji mühendisince düzenlenen raporda ise, davalının su hendeği ve arkın doldurulmak suretiyle müdahalesinin varlığı belirlenmemiş, davacının evinin foseptiğine olan sızmaların, yüzey sularından değil, kendi sınırları içerisinde yüzeysel akışlardan oluştuğu açıklanmıştır.
Hal böyle olunca davalının su hendeğini doldurma ve suyun akışını değiştirme yönünde bir eyleminin bulunduğu saptanmadığından davacının bu talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Ancak davacı dava dilekçesi ile duruşmadaki beyanlarında taşınmazının bir kısmının davalı tarafça kullanıldığını iddia etmiş ve bilirkişilerce davalının tecavüzünün varlığı tespit edilmiş olduğuna göre davalının bilirkişi raporunda "A" harfli 13.79 m2 kısımdan müdahalesinin menine karar verilmesi gerekirken mahkemece davacı beyanını davanın genişletilmesi kapsamında değerlendirilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2007/734, K. 2007/1986, 1 Mart 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama