Dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, araç mülkiyet kaydının iptali ve araç kaydı üzerinde bulunan haciz şerhinin terkini, birleştirilen dava ise alacak istemine ilişkindir.
İnanç sözleşmesi, inananla inanılan arasında yapılan onların hak ve borçlarını belirleyen, inançlı işlemin sona erme sebeplerini ve devredilen hakkın inanılan tarafından kullanılma, yönetilme ve inanana iade şartlarını içeren borçlandırıcı bir işlemdir.
5.2.1947 tarih 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında belirtildiği gibi; inanç sözleşmesi, inanılana bir hakkın kullanılmasında davranışlarını, inananın tespit ettiği amaca uydurmak borcunu yükler. Diğer bir anlatımla; inanan inanılan namına yapılacak bir işlemden sonra, taşınmazın mülkiyetini ona (inanana) geçirme yükümlülüğü altına girmiştir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde bunun dava yoluyla hükmen yerine getirilmesi istenebilir.
İnanç sözleşmesi yukarıda sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan belgedir.
Somut olayda, davacının dayandığı 05.09.2005 tarihli ve davalının imzasını taşıyan beyan inanç ilişkisinin varlığı için yazılı delil olamayacağı gibi havale makbuzlarında inanç ilişkisinin varlığını göstermez. Açıkçası inanç ilişkisi yazılı delille kanıtlanabilmiş değildir. Davacı bazı ilişkiler nedeniyle davalıya bir kısım para aktarmışsa bunları alacak davasına konu yapabilir.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine ve özellikle temyiz edenin sıfatına göre davacının bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olana hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 25.6.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.