KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/7655 E., 2007/8435 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2007
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 27.9.2006 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin men'i ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 15.3.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, davalının yaptığı binanın yola ve kendisine ait taşınmaza tecavüzü olduğu iddiasıyla müdahalenin meni ve yıkım istemiş, davalı davanın reddini savunmuş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü davacı temyiz etmiştir.
Davacı 1202 parsel numaralı taşınmazın paydaşı olup, 1203 parsel sayılı taşınmaz maliki davalı tarafından, davalı parseline yapılmakta olan evin kısmen kendi taşınmazına, kısmen de yola taşkın şekilde yapıldığını belirterek taşkın inşaatın önlenmesini istemiştir. Görüldüğü üzere istem iki ayrı yere taşkınlıktan söz edilerek açıklanmaktadır. Yapılan keşif ve yargılama öncesi davacı tarafından yaptırılan tespit ve bu tespitte çizilen krokiye göre davalı tarafça yapılan binanın davacı taşınmazına bir tecavüzü yok ise de; keşif yerinde hazır edilen ve tespitte kroki çizdiği anlaşılan İsmet Karaca, davalı tarafça yapılan evin batı cepheden yola 1,15 metrekare tecavüzünün olduğunu belirtmişlerdir.
Yollar ya kamunun yararlanmasına tahsis edilen veya kamunun kadimden beri kullandığı orta malı taşınmazlardandır. Gerçekten, belediye hudutları dahilinde imar planında yol olarak bırakılan bir yer için kanundan aldığı yetki ile ilgili Belediye Tüzel Kişiliği, yola elatmanın kaldırılmasını, yapacağı iş ve işlemlerle yerine getirebileceği gibi bunun hükmen giderilmesini adli yargı yerinde de dava yoluyla talep edebilir.
Ancak, az yukarıda söylendiği üzere yollar kamunun yararlanmasına ayrılmış orta malı taşınmazlar olduğundan yararlanmadan men edildiği iddiası ile kişiler de genel mahkemelerde dava açabilir. Daha açığı o beldede yaşamakta olan kişilerinde yolla ilgili dava açma yetkileri bulunmaktadır. Mahkemece, bu durum gözetilerek çekişmenin esası hakkında hüküm kurulması yerine davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeni ile reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2007/7655, K. 2007/8435, 27 Haziran 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama