KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/7736 E., 2007/10528 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Eylül 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 15.7.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydındaki balık avlanma hakkının terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.6.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ..., ... vekili ile davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, taşınmaz kaydındaki irtifak hakkının terkini isteğine ilişkindir.
Davacı ... adına kayıtlı 26 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki müstakil ve daimi hak olarak tesis edilen davalılara ait balık avlama hakkının kullanılması olanağının kalmadığını ileri sürerek bu kaydın terkinini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalılar temyiz etmişlerdir.
Dava, taşınmaz kaydında hak sahibi olarak görünen ... ve ... mirasçıları ile ...’e yöneltmiştir. Davalılardan ...’in dosya içerisinde bulunan veraset ilamına göre 10.8.2002 tarihinde öldüğü anlaşılmış ve mirasçıları davaya dahil edilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Davanın 15.7.2004 tarihinde açıldığı, davalılardan ...’in dava açılmadan önce öldüğü hususu mahkemece gözetilmemiştir.
Bilindiği gibi, HUMK'nun 38. madde hükmü uyarınca davaya ehliyet Medeni Kanun hükümlerine göre belirlenir. Türk Medeni Kanunun 28. maddesinde ise kişiliğin doğumla başlayıp ölümle sona ereceği açıkça ifade
edilmiştir. Bu itibarla, ölümle sona ermiş bir kişiliğin davacı veya davalı olma ehliyetinden söz edilemeyeceğinden ölü kişi aleyhine dava açılamaz. Nitekim 4.5.1978 tarih ve 4/5 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da dava tarihinden önce ölen kişinin taraf ehliyetini yitireceği, aleyhine dava açılmayacağı dava tarihinde ölümle şahsiyeti sona eren kimsenin mirasçılarına halefiyet kuralı uygulanamayacağından tebligat yapılmak ya da davanın ıslahı suretiyle davaya devam edilemeyeceği vurgulanmıştır. Bu kural mahkemenin kendiliğinden gözeteceği kurallar arasında bulunduğundan gerçekte dava tarihinden önce ölen kişinin mirasçılarına dahili dava dilekçesi tebliği suretiyle davaya devam edilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2007/7736, K. 2007/10528, 21 Eylül 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama