KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/7755 E., 2007/8174 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
426 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 22.1.2006 gününde verilen dilekçe ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, bu dava ile birleştirilen davacıları ... ve ... vekili tarafından davalılar ... vd. aleyhine 26.1.2006 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesinin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 29.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... vekili ile birleşen dava davacıları ... ve ... vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, ... 2. Noterliğinin 04.02.1998 tarih ve 4033 yevmiye numaralı biçimine uygun düzenlenmiş gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile davaya konu parsellerde davacının satın aldığı 5 dönümlük taşınmazın satın aldığı hissesi oranında davalılar ... ve 83 arkadaşı aleyhine tapu iptali ve tescil istemiyle açılmıştır.
Birleşen davada ise; davacılar ... ve ... davalılardan ...’e verdikleri genel vekaletname ile dava konusu parsellerdeki hisselerinin 1/4’ünün 04.08.1989 tarih 2653 yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmesi ile diğer davalılar ..., ... ..., ... ve ...’a satılmasına rağmen, kendilerine bir bedel ödenmediğini ve sözleşmenin geçersiz olduğunu belirterek satış vaadi sözleşmesinin feshi isteminde bulunmuşlardır.
Yargılamalara katılan bir kısım davalılar ve davalılar vekili davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece; asıl davada, Serik Kadastro Mahkemesinin halen derdest olan 1989/1 esas sayılı dava dosyasında dava konusu taşınmazların mülkiyetinin uyuşmazlık konusu olduğu bu nedenle satış vaadi sözleşmesinin ifa olanağının bulunmadığı belirtilerek, ifa olanağı gerçekleştiğinde yeniden dava açma hakkı saklı kalmak kaydıyla davanın reddine, satış vaadi sözleşmesinin sahteliğinin iddia edilmediği gerekçesi ile de birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı ... vekili ile birleşen dava davacıları ... ve ... vekilleri temyiz etmişlerdir.
1-Yapılan yargılamaya toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davacı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacılar ... ve ... vekillerinin temyiz itirazlarına gelince;
Görüldüğü üzere birleşen dava taşınmazın aynına ilişkin olmayıp sözleşme hukuku genel çerçevesi içinde taşınmaza ilişkin satış vaadi sözleşmesinin feshi isteminden ibarettir.
Mahkemece, bu istem ana taşınmaz hakkındaki mülkiyet uyuşmazlığına ilişkin dava ile irtibatlı görülerek davaların birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Az yukarıda da açıklandığı üzere sözleşmenin feshine ilişkin davanın taşınmazın aynıyla bir bağlantısı bulunmamaktadır. Birleştirme kararının çözüm üretme ve sağlıklı karar vermede sakıncaları bulunduğundan davanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydından sonra mevcut deliller o çerçevede tartışılıp sonuçlandırılacağı yerde sözleşmenin feshine ilişkin iddialar tartışılıp eleştirilmeden soyut kalacak nitelikte gerekçe ile birleşen dava davacıları ... ve ...’nın açtığı davanın reddi doğru görülmemiştir. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2007/7755, K. 2007/8174, 25 Haziran 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama