İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2007/7757 K.2007/13673

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.3.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve mera olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 2.3.2007 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi…

Esas2007/7757Karar2007/13673Tarih8 Kasım 2007Okuma4 dk · 808 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/7757 E., 2007/13673 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Kasım 2007
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

808 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 23.3.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve mera olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 2.3.2007 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle tayin olunan 6.11.2007 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı vekili Av.... ile karşı taraftan davalı vekili Av.... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı Hazine, dava konusu 1108 parsel sayılı taşınmazın 1960 yılında yapılan tapulama sırasında Yenihisar Köyü Tüzel Kişiliği’ne ait olduğu belirtilmek suretiyle “mera “ olarak sınırlandırıldığını; Ancak, taşınmazın tapuda “mera” vasfı ile Yenihisar Belediyesi “ adına tescil edildiğini ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile taşınmazın “ mera “ niteliği ile özel siciline yazılmasını istemiştir.

Davalı, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kesin hüküm ve Mera yasasının geçici 3. maddeleri uyarınca reddine karar verilmiştir.

Hükmü, davacı Hazine vekili temyiz etmiştir.

Dava konusu 1108 parsel sayılı 539 hektar 8100 metrekare yüzölçümlü taşınmaz 1960 yılında yapılan tapulama sırasında tapu kaydının olmadığı Yenihisar Köyünün 35- 40 seneden beri otlakiyesi olarak zilyet ve tasarruf edildiği belirtilmek suretiyle mera olarak sınırlandırılmıştır. Orman İdaresinin kadastro tespitine yaptığı itiraz neticesinde ise, Söke Tapulama Hakimliğinin 1965/253 Esas 1968/138 Karar sayılı ilamı ile itirazın reddine tespit gereğince Yenihisar Belediyesi adına mera olarak tespitine karar verilmiş; Ne var ki ; bu karardan sonra “mera “ niteliği ile Yenihisar Belediyesi adına tapu kütüğüne tescil edilmiştir.

Hazinenin 1108 parsel sayılı taşınmazın “mera” vasfında olduğu ve tapu kütüğüne tescilinin gerekmediğinin tespiti istemiyle Yenihisar Belediyesi aleyhine açtığı davaya, Asliye Hukuk Mahkemesince Hakem sıfatıyla bakılarak davanın reddine karar verilmiş (... Asliye Hukuk Mahkemesi 1996/60 Esas, 1997/34 Karar) bu karar aleyhine Hazine tarafından yargılamanın iadesi istemiyle açılan dava ise, yargılamanın iadesi nedenleri bulunmadığı gerekçesi ile reddedilmiştir. ( ... Asliye Hukuk Mahkemesi 1999/193 Esas, 2002/314 Karar )

Taraflar arasındaki ihtilafın halli için öncelikle yukarıda açıklanan kararların kesin hüküm teşkil edip etmediğinin irdelenmesi gerekir.

Şekli anlamda kesinleşmeyi zorunlu kılan, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin yeniden dava konusu yapılmaması amacı güden maddi anlamda kesin hüküm H.U.M.K.nun 237 maddesinde düzenlenmiştir.

Anılan maddeye göre kesin hükmün oluşabilmesi için; dava konusunun diğer bir anlatımla dava ile elde edilen sonucun aynı olması, dava sebebinin, yani davanın dayanağı olan vakıaların aynı olması ve davanın taraflarının aynı olması gereklidir.

... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/60 Esas 1997/34 Karar sayılı dosyasındaki istem; mera vasfında olan taşınmazın mera özel siciline yazılması gerektiği ve tapu kütüğüne tescilinin gerekmediğinin tespiti istemine ilişkindir. Eldeki davadaki istem ise; tapu kaydının iptali ile özel sicile yazılması isteğine ilişkindir. Her iki davada, davanın konusu , tarafları aynı olmakla birlikte dava sebebinin aynı olduğundan söz edilemez. Bu nedenle, yasal koşulları oluşmadığı halde davanın kesin hüküm nedeni ile reddine karar verilmiş olması doğru olmamıştır.

Öte yandan; Mera Kanunun geçici 3. maddesindeki koşulların çekişmeli taşınmazda gerçekleşip gerçekleşmediğine gelince;

4342 sayılı Mera Kanununa geçici 3. madde 5178 sayılı kanunla 27.5.2004 tarihinde eklenmiş, yasada 5334 sayılı kanunla 20.4.2005 tarihinde değişiklik yapılmıştır. Gerçekten, eldeki davaya uygulanması zorunlu 4342 sayılı kanunun geçici 3. maddesi uyarınca Belediye ve mücavir alan sınırları içinde kalan ve 1.1.2003 tarihinden önce kesinleşen imar planları içerisinde yerleşim yeri olarak işgal edilerek mera olarak kullanımı teknik açıdan mümkün olmayan yerlerin ot bedeli alınmaksızın Hazine adına tescili mümkündür. Bundan ayrı Hazine adına tescili gereken taşınmazlardan ilgili belediye veya kamu kurum ve kuruluşları adına tescil edilmiş olanların tescilleri bedel talep edilmeksizin aynen devam eder.

Yukarıda yazılı 5178 ve 5334 sayılı kanunlar gereğince tescil talep edilebilmesi için şu üç koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekir. Bu koşullar; taşınmazın 1.1.2003 tarihinden önce kesinleşen imar planları içerisinde kalan belediye ve mücavir alan sınırları içinde kalması, yerleşim yeri olarak işgal edilmesi ve mera olarak kullanımının mümkün olmamasıdır. Şayet bu üç koşul birlikte gerçekleşmiş ise, öncesi mera olan taşınmazın tahsis amacının değiştirilerek Hazine veya ilgili Belediye ya da kamu kurum ve kuruluşları adına tescili olanaklı hale gelir. Bu koşullardan bir veya bir kaçı olmaksızın öncesi mera olan bir taşınmazın tahsis amacı değiştirilerek Hazine veya Belediye adına tesciline olanak yoktur.

Yapılan keşif sonucu alınan ziraatçı bilirkişi raporunda , dava konusu taşınmazın 4342 sayılı yasanın 3/d ve 5/d maddelerinde tanımlanan mera tanımına uyduğu ve halen mera vasfını koruduğu , sanayi sitesinin ve başka yapıların taşınmaz üzerinde bulunmasının mera vasfını değiştirmediği ve yapıların terk edilmesinden sonra eski özelliğine döneceği belirtilmiştir. Bu açıklamalardan da anlaşıldığı üzere, somut olayda “ yerleşim yeri olarak işgal edilme” ve “ mera olarak kullanımının teknik açıdan mümkün olmama “ koşulları gerçekleşmemiştir.

Tüm bu açıklamalardan sonra; dava konusu taşınmazın evveliyatının mera olduğu, taraflar arasında H.U.M.K.nun 237 maddesinde açıklandığı üzere kesin hüküm bulunmadığı ve 4342 sayılı Mera Kanununun 5334 sayılı yasa ile değişik 3. maddesinde yazılı koşulların davalı ... yararına gerçekleşmediği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda yazılı nedenlerle; davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 500.00Y.T.L Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 6.11.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2007/7757, K. 2007/13673, 8 Kasım 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2007/7757
Karar No
2007/13673
Tarih
8 Kasım 2007

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2007/7759 K.2007/12978
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2007/7761 K.2007/12979
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2007/7762 K.2007/12529
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2007/7765 K.2007/12980
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2007/7766 K.2007/12530
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2007/7767 K.2007/13677

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.