KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/857 E., 2007/2158 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
468 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 08.03.2006 gününde verilen dilekçe ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 09.11.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş,
Hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Kaynağını Borçlar Kanunu’nun 22. maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, Borçlar Kanunu’nun 213. maddesi ile Türk Medeni Kanunu’nun 706 (önceki Medeni Kanunun 634) ve Noterlik Kanunu’nun 89. madde hükümleri uyarınca noter önünde resen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaad alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Medeni Kanunun 716 (önceki Medeni Kanun 642) maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir.
Somut olayda; davacının dayandığı 02.02.2006 tarih 778 yevmiye nolu satış vaadi sözleşmesi biçimine uygun olarak düzenlenmiş olup, şekil bakımından geçerlilik şartlarını taşımaktadır. Satışa konu edilen taşınmaz 249 parsel numarası ile paylı biçimde tapuya bağlı olup satış vaadinde bulunan ...'in taşınmazdaki payı 203/768000 paydan ibarettir. Sözleşme ile satıcı bu hissesinden 2000 m2'lik kısmına isabet eden payını davacı ...'na satmayı vaad etmiştir.
Taşınmazın tamamı 18844500 m2 olup, sözleşmenin düzenlendiği tarihte davacı payına isabet eden miktarı yaklaşık 4991 m2 olmakta ise de, davanın açıldığı tarihe kadar davalı payında meydana gelen değişik tarihli tedavüller ile davalının payı 122/768000'e düşmüş ve davanın devamı sırasında da eldeki davada paya konulan tedbir kararının kısmen kaldırılması ile bu paydan, diğer paydaşlardan olan ...'a yapılan satış ile 16.10.2006 tarihi itibariyle davalı payı 8134/76800000 paya inmiş bulunmaktadır.
Mahkeme, davaya konu taşınmazın bulunduğu yerin uygulamalı imar planı içersinde olmadığı nedeniyle payların bölünmek suretiyle temliklerinin 3194 sayılı İmar Kanununun 18/son maddesine aykırı düşeceğini hükme gerekçe yapmak suretiyle davanın reddine karar vermiştir.
Mahkemece varılan kanaatin taşınmazın bulunduğu bölge ve imar durumu bakımından görünüşte hukuka uygunluğundan söz etmek mümkün ise de. 16.10.2006 tarih itibariyle davalı üzerinde kalmış bulunan payın tamamının sözleşmede satışı vaad edilen 2000 m2'ye tekabül eden payı aşmaması halinde satış vaadi sözleşmesinin hayata geçirilmesi ile davalı üzerinde kalacak herhangi bir pay kalmayacağından davanın kabulünde 3194 Sayılı Yasanın 18/son maddesine aykırı bir durum doğmayacaktır.
Bu olgunun tespiti halinde davanın kabulüne karar verilmesi olanaklı hale geleceğinden dosyanın tapuda tasarruf işlemlerinden anlayan uzman bir bilirkişiye tevdii ile açıklanan konuda denetime elverişli raporu alındıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması bozma nedenidir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2007/857, K. 2007/2158, 5 Mart 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama