KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/9878 E., 2007/12242 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
367 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 22.11.2001 gününde verilen dilekçe ile tapuya vakıf şerhinin yazılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 27.4.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, vakıf şerhinin tapu kaydına yazılması istemine ilişkindir.
Davacı ... idaresi vekili, davalılara ait 212 ada 14 parsel sayılı taşınmazın kaydına evveliyat kayıtlarında yer alan ancak mevcut kayda intikal ettirilmeyen "... ... Paşa Vakfı" şerhinin tapuya yazılmasını istemiştir.
Mahkeme davanın reddine karar vermiş, hükmü davacı ... idaresi vekili temyize getirmiştir.
Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından 23.1.2002 tarihli yazı ekinde dosyaya gönderilen tapu kaydında sözü edilen vakıf şerhi bulunmamaktadır. Ancak yine, Tapi Sicil Müdürlüğünce 22.10.2004 tarihli yazı ekinde gönderilen belgeler arasında bulunan 212 ada 14 parsele ait tapu kaydının incelenmesinde, kayda 23.9.2003 tarih ve 535 yevmiye numarası ile "... ... Paşa Vakfı" şerhinin yazıldığı görülmektedir. Vakıf şerhinin kayda İdare Mahkemesinin kararı üzerine yazıldığı anlaşılmaktadır.
Dava devam ederken davanın konusunu teşkil eden vakıf şerhinin tapu kaydına yazılması ile artık davanın konusu kalmamıştır. Başka bir deyişle dava konus yapılan istem, vakıf şerhinin idari yoldan tapu kaydına yazılması sureti ile gerçekleşmiştir. Bu durumda, yani davanın konusuz kalması halinde artık dava hakkında yargılama yapılmasına ve hüküm verilmesine gerek kalmaz. Mahkemenin esas hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi gerekir.
Açıklanan bu yön gözetilmeksizin mahkemenin davayı esastan inceleyerek yazılı şekilde reddine karar vermesi doğru değildir. Davayı esastan çözümleyen ve taraflar arasındaki uyuşmazlığı sona erdiren nihai kararlar kesinleşince, artık uyuşmazlık hakkında aynı taraflar arasında, aynı dava sebebine dayanarak yeni bir dava açılamaz.
Davanın konusuz kalması halinde ise, mahkemenin yargılamaya devam ederek, dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu tesbit edip o tarafı yargılama giderlerine ve vekalet ücretine mahküm etmesi gerekir.
Görüleceği üzere, davanın reddine karar verilmesi ile davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararların doğracağı hukuki sonuçlarda farklı olacaktır.
Açıklanan nedenlerle, vakıf şerhi dava açıldıktan sonra tapu kaydına yazılmış olmakla dava konusuz kaldığından bu yönde karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2007/9878, K. 2007/12242, 19 Ekim 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama