KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/10014 E., 2008/10955 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
456 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 05.07.2005 gününde verilen dilekçe ile noter satış vaadi sözleşmelerine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 11.04.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar ... Çelik, Taner Arıcı ve Güler Vural vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, 27.12.2001, 12.02.2002 ve 18.03.2002 tarihli biçimine uygun düzenlenen noter satış vaadi sözleşmelerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, dava konusu parselin bulunduğu yerde İmar Kanunu'nun 18. maddesine göre uygulama yapılmadığı, bu parsel üzerindeki binaların ruhsatsız ve İmar Kanununa aykırı olarak kaçak yapıldığı nedenleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili kararı temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki noter satış vaadi sözleşmelerinin konusu ..
Mah. 461 ada 2 sayılı parsel bahçe cinsli 6780 m2'lik taşınmazda davalı adına 3/20 oranında kayıtlı taşınmazda davacılara ayrı ayrı 3-5 ve 8 nolu bölümlerin ve bu dairelere isabet eden arsa payının satış vaadine ilişkindir.
Yetkili merci olan Belediyenin, 22.11.2005 ve 23.03.2006 tarihli yanıtlarında; dava konusu ...Kireçburnu Mah. 461 ada 2 sayılı parselin bulunduğu yerden 29.07.2003 onaylı 1/1000 ölçekli Boğaziçi Gerigörünüm ve Etkilenme bölgelerini kapsayan imar planında kısmen konut, kısmen de yolda kalmakta olup, 3194 sayılı Yasanın 18. madde uygulama alanı olarak
belirlenmiş ...Belediye Encümeninin 23.06.2005 tarih ve 595 sayılı kararı ile kabul edilmiş olup, çalışmaların devam ettiği cevaben bildirilmiştir. Bu durumda taşınmaz imar planı içinde olmakla birlikte halen kadastro parseli olarak bırakıldığı anlaşılmaktadır. Görülüyor ki, 461 ada 2 parsel sayılı taşınmaz imar planı içinde bulunan bir yerdedir.
Gerçekten de, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesinin son fıkrası «veraset yolu ile intikal eden, bu kanun hükümlerine göre şuyulandırılan, kat mülkiyeti kanunu uygulaması, tarım ve hayvancılık, turizm, sanayi ve depolama amacı için yapılan hisselendirmeler ile cebri icra yolu ile satılanlar hariç imar planı olmayan yerlerde her türlü yapılaşma amacıyla arsa ve parselleri hisselere ayıracak özel parselasyon planları, satış vaadi sözleşmeleri yapılamaz» hükmünü içermektedir.
Ne var ki; anılan yasa hükmüne göre amaç imar planı olmayan yerlerde yapılaşmaya yönelik olarak arsa ve parsellerin hisselere ayrılarak satışı ve satış vaadini yasaklamaktır. Oysa, 461 ada 2 parsel sayılı imar planı kapsamında kalmakta olup, henüz uygulama imar planı gerçekleştirilmemiş, kadastro parseli olarak bırakılmıştır. Taşınmazın bu durumu itibariyle eldeki davada 3194 sayılı yasanın 18. maddesinin uygulama yeri yoktur.
Bu durumda mahkemece, keşfen bilirkişi incelemesi yaptırılarak satış vaadi sözleşmelerine konu bağımsız bölümlere tekabül eden hisselerin belirlenerek davalı payından iptali ile davacılar adına tesciline karar vermek gerekirken, değinilen yön gözardı edilerek davanın reddi doğru değildir.
Bu nedenle karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/10014, K. 2008/10955, 6 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama