KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/10023 E., 2008/11508 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
376 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 10.05.2007 gününde verilen dilekçe ile tapuda kayıt tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.04.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, 9 parsel sayılı taşınmazın pay ve payda dağılımında yapılan hatanın giderilmesi istemi ile açılmıştır.
Davalı ..., ortadaki hatanın imar uygulamasından kaynaklandığını, açılan davanın reddini savunmuştur. Davanın ihbar edildiği 9 parselin diğer pay malikleri Gülser ve Duriye yapılan yanlışlığın giderilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalı ... temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden davanın ihbar edildiği ... ’in taşınmazda 23, Duriye’nin 180, davacının da 164 payı olduğu görülmektedir. Dolayısıyla, 9 parsel üzerindeki çekişmenin taşınmazın paydaşları arasında giderilmesi gerektiği açıktır.
Bilindiği üzere, ihbar; dava sonunda verilecek hüküm konusunda kendisine rücu edilecek veya herhangi bir şekilde hakkı halele uğraması olası kişiye dilerse gelip davaya katılması (fer’i müdahale), dilerse ihbar edenin yerine geçip onun temsilcisi olarak davayı takip etmesi suretiyle davaya ıttıla eylemesi ve savunmada herhangi bir ihmal ile bu yüzden zarara uğradığını ileri sürmesini önlemek amacıyla kabul edilmiş bir usul kurumudur.
Az yukarıda sözü edildiği üzere eldeki davada, husumet davalı gösterilen Tapu Sicil Müdürlüğüne değil, taşınmazın paydaşı olan davanın ihbar edildiği kişilere düşer. Kısaca, ... bu davada taraf olamaz. Davacının harçsız dilekçe ile taşınmazın diğer paydaşlarını davaya dahil etmesinin de bir önemi yoktur. Çünkü, usul hukukunda davaya dahil etme adı altında bir kavram bulunmamaktadır.
Dolayısıyla hüküm ancak, dava açılırken davalı olarak kim gösterilmişse onunla ilgili kurulabilir. Ancak mahkeme, sözü edilen bütün bu kuralları bir yana bırakmış, ... davanın tarafı imiş gibi onun da aleyhine hüküm kurmuştur. Somut uyuşmazlıkta, Tapu Sicil Müdürlüğünün açıklanan nedenle hükmü temyiz etmesinde hukuki yararı bulunmaktadır. Bütün bu açıklamalara göre, davalı ...
Müdürlüğüne husumet düşmeyeceğinden aleyhine açılan davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddi gerekir.
Kabul şekline göre de; 9 parsel sayılı taşınmaz 22.06.1994 tarihinde yapılan imar işlemi sonucu tapuya tescil edilmiştir. İmar işlemi uygulaması idari bir karara dayandığından işlemin dayanağı olan idari kararın iptali sağlanmadan eldeki davanın dinlenme olanağının bulunmadığı düşünülmeksizin talep yazılı olduğu şekilde hükme bağlandığından karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/10023, K. 2008/11508, 13 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama