KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/10083 E., 2008/10506 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Eylül 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10.06.2005 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 23.05.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_K A R A R_
Dava, İcra İflas Kanunun 67. maddesine dayanılarak açılmış, itirazın iptali ve icra inkar tazminatı ödetilmesi istemlerine ilişkindir. Davalı, üst hakkı irtifakından kaynaklanan kira borcu bulunmadığını, açılan davanın reddini savunmuştur. Mahkemece dava reddedilmiştir. Hükmü, davalı Hazine temyiz etmiştir.
Davacı Hazinenin yaptığı icra takibinin dayanağı taraflar arasındaki 28.12.2001 günlü üst hakkı irtifak bedeline ilişkin resmi senettir. Bu resmi senedin « irtifak hakkı bedeli» başlıklı hükmü «…..
7. maddenin (A) bendinin irtifak hakkı bedelleri Devlet İstatistik Enstitüsü Toptan Eşya Fiyat Endeksinde meydana gelen artış oranının bir önceki yıl kullanım bedeli ile çarpımı suretiyle bulunacak miktarın önceki yıl kullanım bedellerine ilavesi suretiyle arttırılarak tahsil edilecektir. Bu bedel irtifak hakkına konu tesisin o yıldaki Kalkınma Bankasınca belirlenen birim fiyatlarına göre hesaplanan proje bedelinin %5’inden az olamaz» şeklindedir.
Kuşkusuz uyuşmazlığın yukarıda aynen yazılan 28.12.2001 günlü resmi senedin irtifak hakkı bedeline ilişkin hükmü doğrultusunda giderilmesi gerekir. Ne var ki, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 24.11.2005 günlü raporda davalının
davacı Hazineye 16.791.541.140 TL borçlu olduğu saptandığı halde sonradan alınan 03.04.2007 günlü raporda davacının iddia ettiği gibi alacaklı değil, davalı kiracının davacıya 79.622.71 YTL fazla ödemesinin bulunduğu belirlenmiştir. Görülüyor ki, sözleşmenin aynı hükmünü yorumlayan iki ayrı bilirkişi eldeki uyuşmazlıkta yek değerine tamamen aykırı iki ayrı görüş belirtmişler, mahkemece sonuçta davalının davacıya 79.622.71 YTL fazla ödemesi olduğu kabul edilmiştir.
Öncelikle belirtilmelidir ki, raporlar birbirlerine aykırıdır. Bu gibi durumlarda hakikatın tezahürü için HUMK.nun 284. maddesinden yararlanılarak raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesini teminen içlerinde turizm ve muhasebe konusunda uzman yeni bir bilirkişi kuruluna talimat yoluyla inceleme yaptırılması, yaptırılacak bu incelemede özellikle 28.12.2001 günlü sözleşmenin (……bu bedel irtifak hakkına konu tesisin o yıldaki Kalkınma Bankasınca belirlenen birim fiyatlarına göre hesaplanan proje bedelinin %5’inden az olamaz) hükmünün ne anlama geldiği üzerinde durulması gerekirse bu konuda yetkili mercilerden de görüş alınması gerekir.
Değinilen yön bir yana bırakılarak bilirkişilerin yeterli olmayan raporları doğrultusunda hüküm kurulduğundan karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/10083, K. 2008/10506, 22 Eylül 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama