KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/10189 E., 2008/11157 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
551 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 12.03.2008 gününde verilen dilekçe ile kayıt tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 08.05.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
İsim düzeltme davaları, taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan HUMK.nun 13.maddesi uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.
Böyle bir davayı tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası ile ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan herhangi biri de tek başına tapuda miras bırakanla ilgili düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu tür davanın, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde, yetkiye dayanılarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır.
Tapu Sicil Müdürlüğüne yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.
2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.
3-Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir.
5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekalet ücreti maktu olarak belirlenmelidir.
Tapu Sicil Müdürlüğü de yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;
Davacı, dava konusu 174 ada 7 parsel numaralı taşınmazın tapu kayıt maliki olduğunu belirterek taşınmazın tapu kaydında “Dursun” olarak yazılı bulunan aba ismini “...” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Dava konusu 174 ada 7 parsel numaralı taşınmazın tapulama tutanağı getirtilmemiş, içeriğindeki bilgiler ile ismi düzeltilecek kişinin nüfus kaydı tapu kaydı ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmemiş, Cumhuriyet Savcılığı aracılığı ile taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı isim taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmamış, Nüfus Müdürlüğünden yine bu husus sorulmamış ve yukarıdaki ilkeler doğrultusunda inceleme yapılmamıştır. Bu nedenle davalı taşınmazın tutanak sureti tüm dayanakları ile birlikte getirtilerek isim düzeltilmesi istene nüfus kaydındaki kişi ile tapu
kaydındaki şahsın aynı kişi olup olmadığı yukarıda ki ilkeler doğrultusunda araştırma yapılan belirlenmeden noksan soruşturma ile hüküm kurulması doğru olmadığından, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/10189, K. 2008/11157, 7 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama