İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/10199 K.2008/12248

Davacı tarafından, davalı aleyhine 13.02.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydının zemine uygunluğunun tespiti istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 07.05.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından…

Esas2008/10199Karar2008/12248Tarih24 Ekim 2008Okuma4 dk · 731 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/10199 E., 2008/12248 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Ekim 2008
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

731 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı tarafından, davalı aleyhine 13.02.2007 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydının zemine uygunluğunun tespiti istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 07.05.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

_K A R A R_

Davacı, 1964 tarih 251 cilt, 32 Sahife, 89 numarada tapuya kayıtlı taşınmazının fiilen kullandığı zemine uygunluğunun tespiti isteğinde bulunmuştur.

Davalı, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/304-2006/227 sayılı dosyasında görülen davada tapunun uygulandığı ve arza uymadığının tespit edildiği, bu hükmün anılan dava için kesin hüküm teşkil ettiği belirterek davanın reddine karar verilmiştir.

Hükmü, davacı temyiz etmiştir.

Dava, dayanak tapu kaydının kullanılan yere uygunluğunun tespiti isteğine ilişkindir. Davacı tapu kaydının zemine uyduğunu iddia ederek bunun tespitini istediğine göre bu istemin tespit davası olarak incelenmesinin olanaklı olup olmadığını belirleyebilmek için öncelikle tespit davalarına egemen olan ilkelere değinmek gerekmektedir.

Davalının bir şey yapmaya, vermeye veya belirli şeyleri yapmamaya mahkum edilmesi istemli ... davaları ile davacının mevcut bir hukuki durumun değiştirilmesi, kaldırılması veya yeni bir hukuki durumun yaratılmasını istediği inşai davalara ilişkin yasal düzenlemeler pozitif

hukukumuzda yer almasına rağmen, genel olarak "Bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığının tespitine dair olan davadır" şeklinde tanımlanan tespit davalarına ilişkin Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda genel bir düzenleme yer almamaktadır. Tespit davalarından İcra İflas Kanununun 72.maddesinde söz edilmiş, ayrıca bazı hallerde de maddi hukuk tespit davasını bizzat düzenlemiştir. Bu hallerde tespit davası, yasal düzenlemedeki koşullarda incelenerek sonuçlandırılabilmektedir. Ancak, İİK ve maddi hukukun düzenlemeleri dışında açılan tespit davalarının dinlenip dinlenemeyeceği uygulamada ve doktirinde tereddütlere yol açmıştır.

Gerçekten, ... davası veya inşai dava açılması olanağının bulunmadığı ya da bu tür davalarla hukuki korumanın sağlanamayacağı haller söz konusu olabilir. Diğer bir anlatımla, davacının bir hukuki ilişkinin tespitinde hukuki yararının bulunması halinde bu hukuki ilişkinin tespitini isteme olanağı bulunmalıdır. Aslında ... davasının içinde tespit istemi de yer almaktadır.

Davalı aleyhine ... hükmü kurabilmek için öncelikle hukuki ilişkinin tespiti zorunludur. ... davasında verilen hüküm iki aşamalı olup tespit ve edayı içermektedir. Ancak yukarıda da değinildiği gibi hak sahibinin her zaman ... davası açması koşulları bulunmayabilir. Bu nedenlerle doktirinde kabul edildiği gibi (..., Medeni Yargılama Hukuku, ..., 2000 s.324 vd. Baki Kuru, Tespit Davaları, ...

1963 s.12 vd.), uygulamada da tek başına açılan tespit davalarının dinlenebileceği kabul edilmiştir. Bu husus "Tespit davası da ... davasının öncüsü durumundadır. Henüz şartları tamam olmadığı için açılamayan ... davası için ilerideki hukuki ilişkinin belli edilmesi bakımından kesin delil olarak kullanılmak üzere tespit davası açılabilir...." şeklindeki 7.7.1965 tarihli ve 1965/5-1965/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da açıkça belirtilmiştir.

Görülüyor ki, artık uygulamada davacının bir hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun tespiti istemiyle dava açabileceği hususunda bir kuşku bulunmamaktadır. Ancak, tespit davasının dinlenebilmesi için iki koşulun bir arada gerçekleşmesi gerekir. Bunlar, yanlar arasındaki hukuki ilişki ve bu hukuki ilişkinin varlığı ya da yokluğunun tespiti hususunda davacının hukuki yararının bulunması zorunluluğudur. Yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya döndüğümüzde, davacı tapu kaydına dayanarak bir ... hükmü istememekte, sadece tespit istemektedir. Mahkemenin gerekçesinde belirttiği ve kesin hüküme dayanak yaptığı davada, davacı eldeki tapu kaydına dayanarak davalı aleyhine

elatmanın önlenmesi isteğinde bulunmuş, bu davada tapu kaydı uygulanarak davanın reddine karar verilmiştir. Kuşkusuz elatmanın önlenmesi davası tespit isteğini de içinde barındırmaktadır. Öncelikle tapunun taşınmaza uygunluğunun tespitinden sonra elatmanın önlenmesine karar verilebilecektir.

Elatmanın önlenmesi davasında da tapu uygulanmış, zemine uymadığı tespit edilerek bu gerekçe ile dava reddedilmiştir. ... davası içerisindeki bu tespitin eldeki dava açısından kesin hüküm oluşturduğu kabul edilmiştir.

Şekli anlamda kesinleşmeyi zorunlu kılan, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin yeniden dava konusu yapılmaması amacı güden maddi anlamda kesin hükümü düzenleyen HUMK’nun 237. maddesine göre,kesin hükmün varlığından söz edebilmek için dava konusunun, dava sebebinin ve tarafların aynı olması gerekir.

Her iki dava arasında, dava konusu ve dava sebebinin farklılığı nedeniyle kesin hükümden söz edilemeyeceği açıktır. ... davasını ayrıştırarak tapu kaydının uygulanmasına ilişkin kısmın eldeki dava için kesin hüküm oluşturması mümkün değildir. Ancak;

Yukarıda değinilen tespit davasına ilişkin açıklamalar doğrultusunda davacının istemi irdelendiğinde, tapu kaydının zemine uygunluğunun belirlenmesi anlamında bir hukuki ilişkinin varlığı kabul edilse bile, bunun tespitinde hukuki yararın varlığından da söz edilemeyecektir. Çünkü bu tespit hükmü her zaman ileride açılacak ... davası sırasında sağlanabilecektir. Mahkemece davanın bu nedenle reddi gerekirken kesin hükümün varlığından söz edilerek reddi doğru olmadığından, HUMK.nun 438/son maddesi gereğince mahkeme kararının gerekçesi düzeltilerek onanması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda yazılı nedenlerle yerel mahkeme kararı gerekçesinin DÜZELTİLMESİNE ve hükmün DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİ İLE ONANMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 24.10.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/10199, K. 2008/12248, 24 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/10199
Karar No
2008/12248
Tarih
24 Ekim 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2008/10199 K.2008/12336
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2008/10200 K.2008/9988
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2008/10200 K.2008/10876
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2008/10201 K.2008/10875
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/10201 K.2008/11677
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2008/10202 K.2008/10515

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.