KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/10370 E., 2008/11286 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2008
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 19.04.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil olmadığı takdirde alacak istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 06.02.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, sözlü sözleşmeyle satın alındığı iddia edilen 737 ada, 5 parsel üzerindeki yapının 5 numaralı bağımsız bölümüne ait tapu kaydının iptali ve tescil, ikinci kademedeki istek ise bağımsız bölümün rayiç değerinin tahsili taleplerine ilişkindir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın 5 numaralı bağımsız bölüm yerine 7 numaralı bağımsız bölüme ilişkin açıldığı saptandığından söz edilerek dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Dava dilekçesinde istemin dayanağı olan sözlü sözleşmede, satışa konu taşınmazın tapuda kayıtlı 7 numaralı bağımsız bölüm olduğu açıklanmıştır. Başka bir anlatımla, akdi ilişki tapuda kayıtlı taşınmazın satışı ile ilgilidir. Borçlar Kanununun 213, Türk Medeni Kanununun 706 ve 2644 sayılı Tapu Kanununun 26.maddeleri hükmünce tapulu taşınmazların satışında resmi biçim koşuluna uyulması zorunludur. Borçlar Kanununun 11.maddesi hükmüne göre de, kanunun emrettiği şekle uyulmadan yapılan sözleşmeler sahih değildir. Dolayısı ile davacı, sözlü sözleşmenin varlığına dayanarak mülkiyet hakkının devrini dava edemez. Mahkemenin, davanın bu bölüme ilişkin kararı açıklanan nedenlerle sonuç olarak doğrudur. Ancak;
Davada ikinci kademede taşınmazın rayiç bedelinin tahsili de talep edilmiştir. Gerçekten, Usul Hukuku çerçevesinde bir davanın kademeli taleplerle açılması olanaklıdır. Mahkemece, davacının ikinci kademedeki isteminin incelenerek sonucuna göre olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurmaması açıklanan usul kuralına uygun düşmediğinden karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/10370, K. 2008/11286, 9 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama