KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/10461 E., 2008/11025 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2008
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine 17.03.2008 gününde verilen dilekçe ile tapuda yüzölçümü düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın husumet yönünden reddine dair verilen 16.04.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARA R_
Davacı, 419 parsel numaralı taşınmazının yüzölçümünün gerçekte 7280 metrekare olduğunu ancak sicilde parsel numarasının taşınmazın yüzölçümüymüş gibi 419 metrekare olarak yazıldığını ileri sürerek dava konusu taşınmazın yüzölçümünün 7280 metrekare olarak düzeltilmesini istemiştir.
Mahkemece dava 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesi hükmünce açılan düzeltme davası olarak nitelenmiş, bu tür isteklerde Tapu Sicil Müdürlüğünün yasal hasım olarak gösterilmesi gerekeceği gerekçesi ile husumet yönünden dava reddedilmiştir.
Hükmü davacı temyiz etmiştir.Dava konusu taşınmazın kadastrol çapa bağlandığı tartışmasızdır. Davada kadastrol çapa bağlı taşınmazın yüzölçümü hesabında hata yapıldığı iddia edildiğinden sorunun 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesi çerçevesinde giderilmesi gerekmektedir. Çünkü anılan bu hükme göre taşınmazın orjinal ölçü değerleri ile zemininin uyumlu olması halinde yüzölçüm farklılıklarının kadastronun dayandığı kurallardaki hatalardan kaynaklandığı saptanırsa mülkiyet değişikliğine neden olunmaması koşulu ile bunların düzeltilmesi gerekir. Bu gibi durumlarda ne tür ... ve işlemler yapılacağı ise "Hataların Düzeltilmesi" başlıklı 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41. maddesinde gösterilmiştir. Buna göre; kadastro sırasında veya sonrasında
yapılan işlemler geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar ilgilinin müracaatı veya Kadastro Müdürlüğünce re'sen düzeltilir. Düzeltme taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ tarihinden başlayan 30 gün içerisinde düzeltmenin kaldırılması yönünde Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açılmadığı sürece yapılan düzeltme kesinleşir.
Bir başka anlatımla ifade etmek gerekirse geometrik durumları kesinleşen taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hataları giderecek mercii doğrudan mahkeme değil Kadastro Müdürlükleridir. Hak sahipleri öncelikle Kadastro Müdürlüklerine başvuracak, fenni hataların düzeltilmesini buradan isteyecek, düzeltme işleminin ilgililerine tebliği üzerine 30 günlük süre içerisinde Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açılacaktır.
Somut olayda anlatılan prosedüre uyulmamış 3402 sayılı Kadastro Kanunun 41. maddesindeki düzeltmenin yapılması doğrudan Sulh Hukuk Mahkemesinden istendiğinden, açılan davanın HUMK.nun 7. maddesi hükmü gözetilerek idari makamın görevine giren bir ... kendisine arz olunduğundan davanın yargı yeri nedeniyle reddedilmesi gerekirken, Tapu Sicil Müdürlüğünün yasal hasım olarak davalı gösterilmesi gerekeceğinden söz edilerek husumet yönünden davanın reddine karar verilmesi dayanılan gerekçe açısından doğru değil ise de,
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/10461, K. 2008/11025, 6 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama