KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/10630 E., 2008/11262 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 29.04.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali, tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; mahkemenin görevsizliği nedeniyle davanın reddine dair verilen 11.12.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemi ile 29.04.2005 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesine açılmıştır. Mahkemece sözleşmedeki değere bakılarak görevsizlik kararı verilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Davada 30.06.1988 günlü biçimine uygun düzenlenmiş gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayanılmıştır. Bu sözleşmede satışı vaad edilen dava konusu taşınmazların 5000 YTL. değerinde olduğu yazılıdır. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddesi gereğince, "müdahalenin men'i, tescil, tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda gayrimenkulün değeri nazara alınarak" harç alınır.
Mahkemelerin görev konusunu düzenleyen HUMK.nun 1. maddesi gereğince de görev dava olunan şeyin değerine göre belirtilmiş ise görevli mahkemenin tespitinde davanın açıldığı gündeki değerin esas alınması gerekir. Diğer yandan taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı davalar münhasıran sulh mahkemelerinin görevini tayin eden 8. madde kapsamında da değildir. Bütün bunların yanında gerek harç sorununun, gerekse görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu tartışmasızdır.
Böyle olunca mahkemenin görevi belirlenirken sözleşmede yazılı değerin esas alınmaması, eldeki davanın gayrimenkulün aynına ilişkin tapu iptali ve tescil
davası olduğu düşünülerek dava konusunun davanın açıldığı gündeki değerinin keşfen belirlenerek görevli mahkemenin tayin edilmesi şayet asliye hukuk mahkemesi görevli ise davanın esastan karara bağlanması gerekir. Yüksek Hukuk Genel Kurulu'nun 29.03.2006 gün ve 2006/14-91-115 sayılı kararı da bu doğrultudadır. Dairemizin yerleşik içtihatlarına aykırı biçimde görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/10630, K. 2008/11262, 9 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama