İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/11220 K.2008/11840

Davacı tarafından, davalı aleyhine 23.07.2007 gününde verilen dilekçe ile tapuda murise ait baba ismi düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 30.04.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından…

Esas2008/11220Karar2008/11840Tarih17 Ekim 2008Okuma4 dk · 770 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/11220 E., 2008/11840 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
17 Ekim 2008
Mahkemesi
Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

770 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı tarafından, davalı aleyhine 23.07.2007 gününde verilen dilekçe ile tapuda murise ait baba ismi düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 30.04.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.

Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.

Bu davalar, taşınmazın aynına ilişkin bulunduğundan HUMK’nun 13.maddesi uyarınca taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde açılır.

Tapuda kayıt düzeltilmesi davasını, tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanı sıra 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren Türk Medeni Kanununun 702. maddesinin son fıkrası gereğince ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan her hangi biri de tek başına tapuda miras bırakanla ilgili olarak düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu davaların, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde yetkiye dayanarak dava açan kişinin aktif dava ehliyeti vardır.

Tapu Sicil Müdürlüğüne husumet yöneltilerek açılması gereken kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki

ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.

1-Düzeltilecek tapu kaydı tüm dayanakları ile birlikte getirtilmelidir.

2-Nüfus Müdürlüğünden, kayıtta geçen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişinin kaydının bulunup bulunmadığı sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişinin nüfus kaydı, tapu ve dayanakları ile bağlantı oluşturacak şekilde incelenmeli, gerekirse kök kayıtlar da istenmelidir.

3-Cumhuriyet Savcılığı aracılığıyla, taşınmazın bulunduğu mahalde kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.

4-İstem konusunda tanık dinlenmelidir.

5-Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise, tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri de taşınmaz başında dinlenerek keşif yapılmalıdır.

Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.

Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekalet ücreti maktu olarak belirlenmelidir.

Tapu Sicil Müdürlüğü de yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalıdır.

Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;

Davacı, 7 parsel sayılı taşınmazda paylı malik olan murisi babası ... ...'nin kayıtta yazılı olmayan baba isminin "..." olarak yazılmak suretiyle düzeltilmesini istemiştir.

Davalı idare vekili, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın ispat edilemediği gerekçesi ile reddine karar verilmiştir.

Hükmü, davacı temyiz etmiştir.

Yukarıda da açıklandığı gibi, tapuda isim düzeltme davaları kamu düzenine ilişkin olup, mülkiyet nakline neden olmadan kaydın gerçeğe uydurulması zorunludur. Mahkemece, karar aşamasına kadar yapılan araştırmalara göre; Cumhuriyet Savcılığı ve Nüfus Müdürlüğünün cevabi yazılarında aynı bölgede birden fazla ... ... olduğu anlaşılmıştır. Tapulama tutanağında da görüleceği üzere 7 parsel sayılı taşınmazın tespiti 1953 yılında yapılmıştır. Nüfus müdürlüğünden gönderilen kayıtlara göre ... oğlu ... ... 1973, ... ve Mukaddes oğlu ... ... ise 1975 doğumludur. Taşınmazın tespit tarihi 1953 yılı olduğuna göre, 1973 ve 1975 doğumlu olan bu iki ... ...'nin tespit tarihi itibariyle bu ./..

parselde malik olamayacağı açıktır. Diğer yandan, tapuda 30.05.1958 tarihinde adına hükmen 30720/184320 pay tescil edilen ... ...'nin davacının babası ... oğlu ... ... mi yoksa davacının babası ile aynı köy 4 hanede kayıtlı ... ve ... oğlu 01.07.1902 doğumlu ve 12.10.1974'de ölen ... ... mi olduğu yönünde yapılan inceleme de yetersizdir. Öncelikle 7 parsel sayılı taşınmazın tapulama tespitine itiraz eden kişiler ...

Gezici Arazi Kadastro Mahkemesinin 1954/165 esas sayılı dosyasında görülen davanın 25.11.1957 günlü oturumunda "... Köyü kör kuyu namı ile maruf Mayıs 1929 tarih ve 43 numaralı tapu kaydı"na dayanmışlardır. İşte bu kayıt getirilerek maliklerin kimler olduğu incelenmelidir.

Bununla birlikte tespite itiraz eden ve adlarına hükmen tapu kaydı tesis edilen diğer malikler ile kayıtta 30720/184320 pay sahibi olan ... ... arasında varsa akrabalık bağı üzerinde durulmalı, böylelikle dayanılan tapu kaydı malikleri ile baba isimleri yazılı olmayan ve adlarına hükmen pay tescil edilen malikler arasında bağlantı olup olmadığı saptanmaya çalışılmalıdır.

Diğer yandan, duruşmada ve keşifte dinlenen tanıklar davacının babası ... ...'nin çekişme konusu taşınmazda hissedar olduğunu, bundan başka bir ... ... daha var ise de bu kişinin bu taşınmazda hissesi bulunmadığını istikrarlı olarak söylemişlerdir. Gerek görüldüğü takdirde taşınmazı iyi bilen başkaca yaşlı tanıkların bilgi ve beyanlarına başvurulabileceği gibi davacıdan ... oğlu ... ...'nin mirasçısı olan kişilerin isimleri sorularak, bu kişilerin de ... oğlu ... ...'nin 7 parsel sayılı taşınmazda hissesi olup olmadığı yönünde tanık olarak dinlenmeleri sonucu oluşacak tam ve kesin duruma göre bir hüküm kurulmalıdır. Açıklanan tüm bu hususlar yerine getirilmeden eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediğinden karar bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine, 17.10.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/11220, K. 2008/11840, 17 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/11220
Karar No
2008/11840
Tarih
17 Ekim 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/11226 K.2008/11684
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2008/11227 K.2008/16541
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/11231 K.2008/11596
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/11232 K.2008/10944
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/11234 K.2008/11810
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/11238 K.2008/12607

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.