KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/11306 E., 2008/11963 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2008
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine 28.06.2007 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 08.05.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve kal istemleriyle açılmıştır. Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüyle bilirkişinin 04.03.2008 günlü krokisinde kırmızı ile boyalı taşınmaz bölümüne davalının samanlık ve duvar yapmak suretiyle oluşan haksız elatmasının kaldırılmasına, davalı samanlık duvarını kendiliğinden kaldırmaz ise bilirkişinin kal gideri olarak hesapladığı 795.39 YTL.nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- HUMK.nun 74. maddesinde hükme bağlanan ve uygulamada kısaca “taleple bağlılık” kuralı olarak bilinen usul hükmü uyarınca hakim her iki tarafın iddia ve müdafaalarıyla sınırlı olarak karar verebilir. Orta yerde davacı tarafından ileri sürülen kal giderlerinin tahsili istemi yokken az önce sözü edilen taleple bağlılık kuralına aykırı biçimde kal giderlerinin hesaplattırılarak hüküm altına alınması doğru olmamıştır.
Kaldı ki, İcra ve İflas Kanununun 30. maddesi hükmünce bir işin yapılmasına dair olan ilamın İcra Müdürlüğüne verilmesi üzerine borçluya bir
icra emri gönderilerek ilamda gösterilen süre içinde ve eğer süre verilmemişse işin mahiyetine göre başlama ve bitirme zamanları tayin edilerek İcra Müdürlüğü tarafından o işin yapılması emredilir. Borçlu emir gereğini yerine getirmezse lazım gelen masraf İcra Müdürü tarafından bilirkişiye hesaplattırılarak ayrıca bir hüküm gerekmeksizin bu masraf borçludan tahsil edilir. Görülüyor ki, ilamın kal giderlerine ilişkin kısmının infazı, ilamın infazı sırasında ve icra müdürüne ait bir iştir. Mahkemece, orta yerde İcra İflas Kanununun 30. maddesinin açık hükmü bulunurken davalıdan ayrıca kal giderlerinin tahsiline dair hüküm kurulması açıklanan nedenle de doğru görülmemiştir.
Karar gösterilen sebeplerden bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/11306, K. 2008/11963, 20 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama