KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/11403 E., 2008/11889 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2008
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
419 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 09.06.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve mera olarak sınırlandırılması istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne, tapunun iptali ile davacı Hazine adına tesciline dair verilen 23.10.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı Hazine vekili, 09.06.2005 tarihli dilekçesi ile, senetsizden 1937 tarihli vergi kaydına göre davalılar adına 20.06.2002 tarihinde tescil edilen 202 sayılı parsel 7500 m2 çayır cinsli taşınmazın idari araştırma tutanaklarına göre mera olduğu nedeniyle tapu iptali ve mera olarak sınırlandırılmasını istemiştir.
Bir kısım davalılar, kadastro tutanağının doğru olduğunu, meraya sınır bulunmadığını, çayır niteliğinde atalarından kalan taşınmaz olduğunu beyanla davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, keşfen yapılan inceleme sonucu keşifte yerel bilirkişi ve davacı şahitlerin beyanı ile ... Mühendisinin keşif raporuna göre; dava konusu taşınmazın mera vasfında olduğu nedeniyle davanın kabulüne, 202 sayılı parselin iptalen davacı Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı iştirakçi paydaşlardan ... keşifte beyanda bulunan yerel bilirkişi ve şahitlerin keşifte yanlış parsel gösterildiği bu nedenle yanlış beyanda bulundukları nizalı parselin davalıların özel çayırı olduğu beyanlarını içeren temyiz dilekçesine ekli tarihsiz tutanak ibrazı ile kararı esastan bozma istemi ile temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalının diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2- Ancak, dava konusu 202 sayılı parsel 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B ve 4342 sayılı Mera Kanununun 10. maddesi hükümleri gereğince, mera olduğu tespit edildiğinden bu gibi yerlerin haritalarından birer örneğinin ilgili Tapu Sicil Müdürlüğüne gönderilmesi ve kadastro gördüğü için de 3402 sayılı Kadastro Kanunun 16/B maddesi gereğince özel siciline yazılması gerekir. Bu sınırlandırılma tescil anlamında değildir. Bu bakımdan mahkemece dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı Hazine adına tescil edilmesi yasaya aykırıdır. Mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekirse de düşülen yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/11403, K. 2008/11889, 20 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama