İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/11455 K.2008/12210

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 06.08.2007 gününde verilen dilekçe ile ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen 21.02.2008 günlü…

Esas2008/11455Karar2008/12210Tarih23 Ekim 2008Okuma4 dk · 728 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/11455 E., 2008/12210 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Ekim 2008
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

728 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 06.08.2007 gününde verilen dilekçe ile ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen 21.02.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, ölünceye kadar bakıp gözetme sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davalılar, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece dava, zamanaşımının gerçekleşmiş olması nedeniyle reddedilmiştir. Hükmü, davacı temyiz etmiştir.

Ölünceye kadar bakım sözleşmesi ile bakım borcuna karşılık bir taşınmaz mülkiyetinin devredileceği kararlaştırılmış ise, bakım alacaklısının ölümünden sonra onun mirasçıları, bakım borçlusuna mülkiyeti geçirim borcu ile yükümlüdürler. Bu yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde, sözleşmeye dayanılarak tapu iptali ve tescil istemi ile dava açılabilir.

Kuşkusuz bakım borçlusunun bakıp gözetme yükümlülüğü aksi kararlaştırılmadığı sürece, bakım alacaklısını ailesi içerisine alıp, ikametgah temini, besleme-giydirme hastalığında tedavi, manevi yönden de her türlü yardım ve desteği sağlama gibi ödevleri kapsar.

Bu görevlerin yerine getirilmesi halinde ölünceye kadar bakım sözleşmeleri taraflarına kişisel hak sağladığı için, tapu iptali ve tescil davasını bakım borçlusu ya da onun külli halefleri, bakım alacaklısının mirasçılarına karşı dava açabilirler.

Burada öncelikle üzerinde durulması gereken husus zamanaşımıdır. Bir tanımlama yapmak gerekirse zamanaşımı,kanunda belirtilmiş olan süre içinde talep ve dava edilmemiş olan alacakların özüne dokunmamakla beraber "dava edilebilme vasfını kaybetmesi” sonucunu doğuran bir süre aşımıdır.

Aslında zamanaşımı borcu gerçek anlamda sona erdiren bir sebep değildir. Zamanaşımı borcun nisbi bir sona erme sebebidir.Belirli bir zamanın geçmesi borcu doğrudan doğruya sona erdirmez.Ancak alacaklının elinden borçlu istemediği takdirde alacağı dava yoluyla takip ve tahsil etme imkanını alır. Zamanaşımı borçluya sadece bir def'i hakkı verir.Bu zamanaşımı def'idir.

Bununla beraber, zamanaşımı savunması “ilk itirazlardan” da değildir.Bu itibarla duruşmanın her safhasında ileri sürülebilir.Şu var ki, ilk def’i ve savunmalar sırasında zamanaşımını ileri sürmeyen davalı tarafın taraf delillerinin mahkemedeki münakaşa safhasında ileri sürdükleri zamanaşımı def’i savunmanın genişletilmesi niteliğindedir.Karşı tarafın muhalefeti halinde bu def’i mahkemece incelenemez.

Eldeki davada, bir kısım davalılar vekili zamanaşımı def’ini esasa cevap süresi geçtikten sonra ileri sürmüşse de davacı buna savunmamın genişletilmesi itirazı ile karşı koymadığından mahkemece bir kısım davalılar tarafından ileri sürülen zamanaşımı def’ini değerlendirmesi doğrudur.

BK.m.128’e göre; “müruruzaman, alacağın muaccel olduğu zamandan başlar;alacağın muacceliyeti bir ihbar vukuuna tabi ise müruruzaman bu haberin verilebileceği günden itibaren cereyan eder”.Görülüyor ki, kural zamanaşımı süresinin alacağın muaccel olduğu tarihten başlamasıdır.Alacağın muaccel olması,ifa zamanının gelmiş,ifaya engel bir durumun kalmamış olması demektir.

Muaccel borçlar ya başlangıçtan beri “ifası süreye bağlanmamış olan borçlar”dır ya da vadesi dolmuş yani borçlunun ifayı gerçekleştirmek, alacaklının da ifayı isteyebilmek durumuna girmiş oldukları borçlardır. İşte,zamanaşımı bu andan itibaren başlar.Çünkü ifası süreye bağlanmamış borçların doğumu anından itibaren muaccel olması asıldır.Bu kural BK.m.74’de “ecel meşrut olmadığı veya işin mahiyetinden anlaşılmadığı taktirde borcun hemen ifa ve derhal icrası talep olunabilir” şeklinde hükme bağlanmıştır.Ancak,borcun ifası bir vadeye bağlanmışsa onun ifasının istenebilmesi için bu vadenin gelmiş olması zorunludur.Zira,borçlu vadeden önce ifaya zorlanamaz.Dolaysıyla zamanaşımı da bu tarihten itibaren başlayacaktır.

Alacak muaccel olsa da işlemeye başlayan zaman,kanunun belirlediği bir süreye ulaşmadan zamanaşımı hükümlerini meydana getirmez.Bu nedenle zamanaşımı süresinin dolmuş olması da zamanaşımının gerçekleşmesi için diğer bir şarttır.

Borçlar Kanunu m.125 hükmüne göre “bu kanunda başka suretle hüküm mevcut olmadığı taktirde her dava on senelik müruruzamana tabidir”.Bu süre genel zamanaşımı süresidir. Yasada, ölünceye kadar bakma sözleşmesi için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden bu tür uyuşmazlıklarda da Borçlar Kanununun 125.madde hükmünün uygulanması gerekir. Kısaca, ölünceye kadar bakım sözleşmelerinde zamanaşımı süresi on yıldır.

Az yukarıda açıklanan kurallar gereği kuşkusuz bu süre sözleşmenin yapıldığı tarihten değil, alacağın muaccel olduğu yani bakım alacaklısının öldüğü tarihten başlar.

Fakat, ölünceye kadar bakım sözleşmesinin konusu taşınmaz mal ise ve sözleşmenin yapılması ile bakım borçlusuna teslim edilerek onun fiili kullanımına terk edilmiş ise dava on yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra da açılabilir.Çünkü böylesine durumlarda zamanaşımı savunmasında bulunmak Türk Medeni Kanununun 2.maddesinde yer alan dürüst davranma kuralı ile bağdaşmayacağından bu savunmaya değer verilemez.

Bütün bu açıklamalardan sonra mahkemece yapılması gereken ..., ölünceye kadar bakma sözleşmesinin konusunu teşkil eden 1498 parsel sayılı 365 m2 yüzölçümündeki ev ve bahçe niteliğindeki taşınmazın davacıya teslim edilip edilmediğini gerek duyulursa keşif yoluyla saptamak, taşınmaza davacı zilyed ise davalıların iyi niyet kuralı ile bağdaşmayan savunmalarına değer vermeyerek çekişmenin esasını inceleyip hükme bağlamak olmalıdır. Dava, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı olduğu şekilde hükme bağlandığından, karar bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 23.10.2008 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2008/11455, K. 2008/12210, 23 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/11455
Karar No
2008/12210
Tarih
23 Ekim 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/11456 K.2008/12738
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2008/11456 K.2008/10964
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/11457 K.2008/12248
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2008/11457 K.2008/11375
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2008/11459 K.2008/12060
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2008/11459 K.2008/12736

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.